• “DOĞU KARADENİZ KUŞLARI” KİTAP OLDU
  • KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI TANITIM FİLMİ
  • EFSANE TÜRKÜ HAYDE’Yİ “DOĞA İÇİN ÇAL”DILAR
  • KARADENİZ’İN EN İYİ 10 TARİHİ YERİ

logo

26 Nisan 2015

29 YIL GEÇTİ İZLERİ HALA DEVAM EDİYOR

Ukrayna’nın Kiev iline bağlı Çernobil kentindeki 26 Nisan 1986 günü meydana gelen nükleer kazayı dünya 4 gün sonra öğrendi fakat büyük etkilerini ise hala yaşıyor.


chernobyl-ferris-wheel

Patikaa.com / Haber Merkezi


Karadeniz denince akla gelen en büyük felaketlerden biridir Çernobil, aradan 29 yıl geçmesine rağmen en büyük etkilerinin görüldüğü yerlerden biri olan Karadeniz Çernobil’i hafızasından silemiyor. Felaketin yaşandığı yıllarda o büyük felaketin etkilerini henüz hissetmeyen Karadeniz ve dünyanın bir çok yerinde yayılan radyasyonun insanlık üzerine etkisini yaşanan kanser vak’aları gözler önüne seriyor.

Her Evde Kanser

1986 yılında yaşanan büyük nükleer felaketin ardından dünyaya salınan fisyon ürünleri ile dünya büyük bir tehlike altına girdi, yağmur bulutlarının sürüklediği zararlı maddeler rüzgarlarla tüm dünyaya yayıldı, bu yerlerin arasında Karadeniz’de vardı. Araştırmalar gösterdi ki büyük felaket artık etkilerini gösteriyordu. O dönemim çocukları büyüdükçe artan kanser vak’alarının birer temsilcileriydi. Kazadan bir hafta sonra 3 Mayıs 1986’da sağanak yağmur ile Trakya Bölgesi, 7-9 Mayıs 1986’da Doğu Karadeniz Bölgesi etkilendi.
Dünya Önlem Alırken Türkiye Ne Yaptı
Dünyanın en büyük felakti tüm dünyada büyük etki uyandırırken Türkiye’de ise durum başkaydı, yetkililerden gelen açıklamalar ve uygulamalar Türkiye’yi yıllarca etkisi altına girdiği büyük bir yaşam savaşına soktu. Doğru bilgilendirilmeyen ve önlem alınmayan ülkemizde binlerce vatandaş zararlı maddelerle dolu tarım ürünleri ile beslendi.

Yetkiller dünyanın konuştuğu Çernobil’e şöyle bakıyordu.

-Karadeniz’e bir damla mürekkep düştü diye Karadeniz kirlenir mi?’
-Radyoaktif çay daha lezzetlidir.’
-Gazeteciler geldi, ellerinde radyasyon ölçme cihazı var. Para çıkarıp çay aldırdım. Masanın üzerine torba torba koyduk, aleti getirdim hiçbirinde alarm vermedi. Bir televizyon getirttim. Açtırdım ve ona doğru yürümeye başladım. Cihaz ötmeye başladı. Televizyonun yaydığı radyasyon daha fazlaydı’
-Rusya’dan iyi bir şey gelmez. Ya komünizm, ya radyasyon.’

Radyasyonlu çay içen Bakan Cahit Aral: ‘İçiniz rahat olsun’

ekbjiifn
Facianın ardından 1 Mayıs günü SSCB büyükelçisi, Türk yetkilileri Karadeniz’de ölçüm yapmaları konusunda uyardı.
Türkiye Atom Enerjisi Başkanı (TAEK) Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre “Olay mevzii bir olay; Türkiye’ye ulaşsa bile etkilemez” dedi.
3 Mayıs günü radyoaktif bulutların Türkiye’ye ulaştığı ve oranın 7 kat arttığı açıklandı.
Edirne’de yağan yağmurdan dolayı TRT su birikintilerinin kullanılmamasını ve hayvanların otlatılmaması uyarısında bulundu.
3 Eylül günü Avrupa ülkeleri radyasyonlu olduğu gerekçesiyle Türkiye’den fındık alımını durdurdu.
28 Kasım günü Hollanda sağlık bakanlığı Türk çayında yüksek oranda radyasyon var açıklamasında bulundu.
29 Kasım günü Çay-Kur genel müdürü “Çayda radyasyon var” iddialarını “batı tezgahı” olarak nitelendirdi. Müdürlük çay kaynatıldığında radyasyonun 5-6 kat düştüğünü iddia etti.
2 Aralık günü efsanevi sanayi bakanı Cahit Aral çaydaki radyasyonun zararsız olduğunu ileri sürerek çay içti.
14 Aralık günü Federal Almanya, Türkiye’den alınan 13 ton çayı iade etti.
Kasım 1987’de TAEK depolarında 60 bin ton çay olduğunu iddia etti.
Ağustos 1988’de depolanmış çayın 40 tonu imha edildi.

Hafizalardan Silinmeyen Süreç Nasıl Başladı

Çernobil 1970’te açılmış bir nükleer santraldi. Ukrayna’nın kuzey bölgesinde, Kiev’e bağlı bir yerleşim biriminde bulunan bu santralde kaza günü dört reaktör aktifti. İkisinin inşaası ise sürüyordu.25 Nisan günü, dördüncü reaktör rutin bir bakıma girdi. Teknisyenler olası bir güç kesintisine karşı bir deney yapmaya karar verdiler. Çok ağır sonuçları olacak bu deney için 23:00’da çalışmalar başladı.

26 Nisan 01:23’te, deney için şartların oluştuğuna karar verildi ve düğmeye basıldı. 01:24’te ise, ters giden bir şeyler vardı. Deney için devre dışı bırakılmış güvenlik sisteminden ötürü reaktörde önlenemeyen çekirdek tepkimeleri gerçekleşti, ısı ve enerji bir anda kat be kat yükseldi…
Önü alınamıyordu. Artan buhar basıncı, reaktörün tonlarca ağırlıktaki çatısını havaya uçurdu. Reaktördeki zirkonyum ve grafit, yüksek sıcaklıktaki buharla karışınca, hidrojenler yanmaya başladı ve tüm santral alevler içinde kaldı.

Dördüncü reaktörün patlamasıyla ortaya çıkan radyasyon, Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombalarından tam 200 kat daha etkiliydi. Patlamanın ilk anda bir kilometre yüksekliğe ulaştı. İlk anda ortaya çıkan etkinin, iki metre kalınlığındaki betonu eritecek güçte olduğu ifade edildi.
Nükleer felaket, ilk anda santral çevresinde görevli 31 kişinin hayatını kaybetmesine sebep olmuştu. Ancak etkisi bununla sınırlı kalmadı. Türkiye’nin de dahil olduğu yakın coğrafyada hastalık getirdi, ölüm getirdi…
En önemlisi de, nükleer enerji ile ilgili soru işaretleri getirdi.

Anında Ölümler

Patlamanın ardından bölgede yangın söndürme ve temizlik faaliyetlerine katılan kişiler radyasyon kurbanı oldu. Çernobil’in dördüncü reaktörünün patlamasının ardından bölgeye itfaiye birlikleri çok kısa bir süre içinde sevk edilmişti. Ancak birçoğunun radyoaktif bir tehditle burun buruna olacaklarından haberi yoktu.
Mide bulantısı ve kusma ile, itfaiye erlerinin çoğu görevini yapamaz hale geldi. Önemli bir kısmı hayatını kaybetti.
Aynı şekilde, Santrale sevk edilen ve temizlik faaliyetlerinde bulunanların da büyük bir çoğunluğu, maalesef hayatını kaybetti.
Çernobil enkaz temizlik ve lahit inşası çalışmalarına katılan araçlar bir daha kullanılmadı.

Dünya Hala Etkisinde

Bilim adamları ve araştırmacılar büyük felaketin yaşanan etkilerinin devam ettiğini söyleyerek, yaşanan felaketlerin uzun yıllar daha büyüyerek devam edeceğini belirtiyor.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+6 = ?