• KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI TANITIM FİLMİ
  • EFSANE TÜRKÜ HAYDE’Yİ “DOĞA İÇİN ÇAL”DILAR
  • KARADENİZ’İN EN İYİ 10 TARİHİ YERİ
  • KARADENİZ’İ BİR DE BÖYLE İZLEYİN

logo

22 Eylül 2014

AÇÜ’DE 2014-2015 AKADEMİK YILI BAŞLADI

Artvin Çoruh Üniversitesi’nde (AÇÜ) 2014-2015 akademik yılı düzenlenen törenle başladı.


AÇU-açılış1Artvin Çoruh Üniversitesi Ali Nihat Gökyiğit Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen açılış törenine, Artvin Valisi Kemal Cirit, Garnizon Komutanı Piyade Albay Mehmet Kip, Artvin Belediye Başkanı Mehmet Kocatepe, AÇÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duman, Artvin Adli Yargı ve Adalet Komisyon Başkanı Mesut Mesut Toktaş, Artvin Cumhuriyet Başsavcısı Aydın Turhan, Artvin İl Jandarma Komutanı Jandarma Albay Mustafa Çelik, ABD Southern Üniversitesi Öğretim Üyeleri Dr. Thomas Miller, Dr. Adel Brown ve Dr. Osman Kandara, bazı daire amirleri, akademisyenler, öğrenciler ile davetliler katıldı.

Törende bir konuşma yapan Artvin Valisi Kemal Cirit, genç üniversite olan AÇÜ’nün yeni eğitim dönemi açılışına katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti.

Üniversiteli öğrencileri karşısında gördüğü zaman aklına kendi hikayesinin geldiğini belirten Vali Cirit, “Çünkü sizleri karşımda gördüğüm zaman aklıma kendi hikayem geliyor. Bir zamanlar sizler gibi Anadolu’nun bir köyü yada kasabasından çıkıp İstanbul Üniversitesi kapısından ayağımızı attığımızda büyülenmiş, ve muhteşem bir kapıdan içeri buyur edildiğimizdeki hislerimi hatırlamakta gençlik günlerimize yolculuk etmekteyim…

O yıllar demokrasi kültürünün yerleşmeye çalıştırıldığı dönemlerdi ve siyaset kurumu arzu ettiği seviye ve itibarı görmemekteydi. Küçük azınlık kurum ve kuruluşlar özgürlük alanlarını doldurarak ve elitist bürokrasinin gücünü de kullanarak hep önde yer almaktaydılar…

Bakınız, yine o zamanlar ülkemizin ortalama eğitim seviyesi daha ilkokul düzeyinde bile değilken siz bir köyden çıkıp Anadolu’nun mütevazi bir kasabasında lise okuyarak üniversite eğitimi alabilmek için bir dünya şehri olan İstanbul’a geliyorsunuz ve zihindeki kalıpları o efsunlu şehrin dokunuşlarıyla kırıyorsunuz ve paradigmal bir değişim yaşıyorsunuz.

Yeri gelmişken ülkemizin bugünkü eğitim düzeyini sizlerle paylaşayım. Bundan on yıl kadar önce ortalama eğitim yaşı ilkokul mezunu seviyesidir. 2014 itibariyle ise Eğitim yaşımız 7.6 yıl yani 4+4+4 yıllık eğitim planlamamızın ortaokul son sınıfı gibidir. Bu Almanya’da 13 tür. Yani yaklaşık Üniversite 2.Sınıf düzeyleri gibi. Durumumuza bakıp üzülmeyelim tabi. Çünkü eğitim yaşını Avrupa’da en hızlı artıran ülkelerden biriyiz.

BM İnsani Gelişim İndeksinde 2013 de 90. sırada olan ülkemiz 2014 yılında 69. sıraya 21 basamak atlayarak gelmiştir. Bunun en önemli ayağı ise Eğitim alanındaki başarılı düzenlemelerdir. Diğer kıstaslar ise ortalama insanın refahı yani zenginliği ve sağlığıdır…”dedi.

AÇU-açılış4Vali Cirit, 100. yılda; 500 milyar dolarlık ihracat hedefiyle Uluslararası arenada görünürlüğü artmış, demokrasisi şık, gelişmiş bir ülke olarak küresel aktörlerden birisinin de Türkiye’nin olması gerektiğini söyledi.

Türkiye’nin son 30 yılda Avrupa’nın en hızlı kalkınan ülkesi olduğunu belirten Vali Cirit, Türkiye’nin müteahhitlik sektöründe Çin’den sonra dünya 2.si, dünyanın 17. Avrupa’nın 6. büyük ekonomisi, tekstil ve demir çelik sektöründe dünya 5.si, temel gıda üretiminde de dünya ligine girdiğini dile getirdi.

Ülkemizin dünyanın 7. büyük Avrupa’nın ise en büyük tarımsal ekonomisine sahip olduğunun altını çizen Vali Cirit, “Bugün sadece Yükseköğretim öğrencilerimizin sayısı bir Yunanistan kadardır. Biz tarihsel kodlarımızla da bugünümüzle de geleceğimizi şekillendirirken kararlı adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz. Yine Bugün; ülkemizde 5.5 milyon yüksek öğretim gören öğrenci, 184 Üniversite, 141 bin öğretim elemanı ile üniversiteler ülkemizin yetişmiş insan gücünün altyapısını hazırlamakla meşguller.

Bakınız ülkemizde 70 bin yabancı öğrenci eğitim görüyor. 20 bin profesör 13 bin doçent var.

Yükseköğretim öğrenci sayısının kendi dönemine oranı 1950’li yıllarda yalnızca yüzde 1.3 iken bugün bu yüzde 75’ler seviyesine ulaşmıştır.” dedi.

Üniversitelerin bulunduğu illerin vizyonu olduğunu ve üniversiteleri önemsediklerini vurgulayan Cirit, üniversitelerde, ülke sorunlarının çözümünde de ekonomik kalkınmasında da ülkenin demokratik gelişiminde de sanayisinde de sektörel talepleri karşılamada da bilgiyi teknolojiye dönüştürecek birikiminde de, toplumsal talepleri karşılayan vizyonuyla Cumhuriyetimizin 100.yılına yakışır bir performans beklediklerini ifade etti.

Üniversitelerin o ilin bütün dinamiklerini harekete geçirebilecek bilgiye ve insan kaynağına sahip olduğunu belirten Vali Kemal Cirit, şunları söyledi :

“Bakınız bugün bilgiye ulaşmak artık çok kolaydır. Çağımız bilgi toplumu çağı. Burada aslolan eşitçe ulaşılan bu bilginin daha yaratıcı yorumlarla üretime sokulması gerekir ki, bunu da üniversitelerimiz yapacaktır. Üniversiteler akademik özgürlük ve çeşitli korkulardan arınmış, bilginin teknolojiye çevrildiği alanlar olarak hizmet verirken; bugün sorgulanması gerektiğini düşündüğüm bazı sözlerimizin tersine ve klasik anlayışın dışında “Eski köye yeni adet getiren” üniversitelere ihtiyacımız var.

AÇU-açılış2Biz ülkemizin büyüklüğünü biliyoruz ama sorunlarını ve yapılan tespitleri de önemsiyoruz. Yine bakınız; Ortadoğu da onlarca ülkenin üniversitelerinin toplam sayısı 500’ü aşmaz iken, sadece Amerika’da 5 bine yakın üniversite var.

Eğitim alanında uzmanlaşarak sıralamaları belirleyen çeşitli firmalar var. Örneğin; İngiliz Eğitim Danışmanlık firmasının Dünya Üniversite sıralamasına göre ülkemizden ilk 400’e sadece iki üniversite Bilkent ve Boğaziçi girebilmiş. Bir Japon Eğitim firmasına göre ise ilk 500 üniversitenin 146’sı ABD’de, 44’ü Çin’de, 39’u Almanya’da, 38’i İngiltere’de, 21’i Fransa ve İtalya’da çıkmış. Bu sıralamaya ise bizden sadece İstanbul Üniversitesi girebilmiş. İlk 20 üniversitenin 17’si ABD’de, 2’si İngiltere’de, 1’i ise İsviçre’de çıkmış.

Bir de dünyanın en büyük şirketlerine bakalım, isterseniz… Fortune Dergisi’ne göre: Apple, Microsoft, Verizon ve Google var. WhatsApp’ın bile piyasa değeri 20 milyar dolar. Henüz buna yaklaşan Dünya üzerinde faaliyet gösteren bir şirketimiz bir Türk firması yok. Bu bile Üniversite ile kalkınma ve sanayi ilişkisini bariz bir şekilde ortaya koymaktadır.” diye konuştu.

Konuşmasının sonunda öğrencilere tavsiyelerde bulunan Vali Cirit, “Sevgili Öğrenciler, şunu unutmayın: Buralara seçilerek geldiniz. Üniversite okumak bir ayrıcalıktır. Bunu sizler başardınız. Geleceğimizden umudumuz çok yüksek. Sizin de yüksek olsun. Belli teknik bölümler dışında Üniversiteler meslek kazanma yerleri değildir. Üniversiteler bir perspektif sunarlar, zihinsel gelişiminize katkı oluştururlar ve sonrasını size ve performansınıza bırakırlar. Paradigmal değişimi okullarınız yapar ama sonrası size aittir. Onun için çok çalışın. Ve ayrıca okuyun. Bakın Ahmet Hamdi Tanpınar’ın memleketindesiniz.

Mesela ‘Saatleri ayarlama Enstitüsü’ kitabını eğer okumadıysanız alarak, başlayabilirsiniz. Ülkemiz 21.yüzyılın en çok konuşulan ve kıymet gören ülkesidir.

Demokrasisi şık bir ülke olma yolunda, sizin çabalarınıza, bu ülkenin ihtiyacı var. Çünkü geleceğimiz sizlersiniz. Artvin’i küçük, pahalı, şartları zor bir yer olarak görebilirsiniz. Olası dezavantajlar sizi yıldırmasın. Artvin Çoruh Üniversitesi gelecekte sadece Artvin’in değil, bu bölgenin Kafkaslara açılan, bu pencerede uluslararası boyut kazanmış bir üniversite olacaktır.
Geziniz… Muhteşem tesisleri görün ki ülkemizin kaynaklarını ve mühendislikteki başarısını ve büyüklüğümüzü değerlendirin ve bizlerle paylaşın.

Yeni eğitim döneminin herkese ve hepimize başarı getirmesini dilerken, Eğitim-öğretim döneminin hayırlı olmasını temenni ediyorum.” dedi.

AÇU-açılış3Artvin Çoruh Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Duman ise, üniversitenin kurulmasının ardından yaşadığı gelişmelerle ilgili bilgi verdi.

Duman, üniversite olarak en büyük sıkıntılarının öğrencilerin barınma ve ulaşım sorunu olduğunu belirterek şunları söyledi: “Ülkemiz Kurtuluş savaşının ardından kazandığı siyasal bağımsızlığını ekonomik bağımsızlıkla taçlandırarak müreffeh bir toplum yaratmak için ekonomik gelişme ve kalkınma çabalarını yoğunlaştırmış, uzun uğraşların ve birikim sürecinin ardından günümüzde orta gelirli bir ülke konumuna ulaşmış ve kişi başına gelirimiz 10 bin doları bulmuştur. Ancak hızla artan üretim ve ihracat içinde ileri teknoloji ürünlerinin oranının %2 civarında kalması ülkemizin orta gelir tuzağına düşme tehlikesi altındadır. Kabaca orta gelir tuzağı, ileri teknoloji gerektiren ürünleri yeterince üretemeyen ülkelerin kişi başına milli gelirlerinin 10 bin dolar civarında seyretmesi, bu sınırı aşma başarısı gösterememesi olarak ifade edilebilir. Bu durumu aşmanın yolu bellidir. Bilgi toplumuna geçmek ve bilgi ekonomisini güçlendirmektir.

Bu minvalde Türkiye bilim ve teknolojide gelişme iradesini üniversitelerini yurt sathına yayarak ve üniversite sayısını 200’e ulaştırarak, bilim piyasasına öncelikli hedef ve araştırma alanlarını belirleyerek, TÜBİTAK ve TÜBA gibi araştırma kuruluşlarına daha fazla kaynak aktararak ilk adımı atmıştır.

Bunun sonucunda Türk Yükseköğretiminde okullaşma oranları AB düzeyine yaklaşmış bulunuyor. Her bir aday istediği programa erişme imkanına sahip olmuştur. Bundan sonraki strateji sayısal genişlemeyi yavaşlatarak, derinleşme ve uzmanlaşmayı artırma yönünde olmalıdır. Gerçi ülkemizdeki yüksekokullaşma düzeyini bazı gelişmiş ülkeler ve Türkiye’nin de içinde bulunduğu hızlı gelişen ülkelerle mukayese ettiğimizde, ulaşılan bu seviyede sayısal yetersizlik daha net görülmektedir.

Bu genel mülahazalardan sonra, şimdi de üniversitemizle ilgili bazı nicel gelişmeleri ifade edelim. Üniversitemiz 2014-2015 eğitim-öğretim yılına 2 enstitü, 7 fakülte, 1 yüksekokul, 5 meslek yüksekokulunda; 42 ön lisans, 28 lisans, 5 lisansüstü programda, 6783 öğrenci, 125’i öğretim üyesi olmak üzere 425 akademik, 223 idari personel ile başlamaktadır.

Üniversitemizin akademik kadrosu, eğitim-öğretim ve yayın faaliyetleri yanı sıra gerçekleştirdiği projelerle (AB, TÜBİTAK, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, TİKA, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, JİKA/OGM, OGM, Ziraat Bankası Genel Müdürlüğü ve BAP Projeleriyle) de göz doldurmuş ve Türk Yükseköğretiminde hak ettiği saygın konuma yerleşmiştir. Bundan sonraki hedefimiz uluslararası alanda saygın ve tercih edilen bir üniversite olmaya doğru ilerlemektir.

Değerli Meslektaşlarım, Sizlere emanet edilen değerli öğrencilerin iyi yetiştirilmesi, çağdaş bilgi ile donatılması, kendilerine yol ve yöntem öğretilmesi, en ileri mesleki bilgilerin sunulması sizlere düşüyor. Zamanımızda bilgilerin ve ders materyallerinin çok hızlı eskidiği, demode olduğu bilinciyle hareket ederek öğrencilere öncelikle bilgi edinme teknik ve yöntemlerini öğretmelisiniz. Onların elde ettikleri mesleki bilgilerin hangi kanallarla ve nasıl güncellenebileceğini göstermelisiniz. Gelişmiş öğretim tekniklerini tam ve yerinde kullanarak, dersleri izlemeyi işkence olmaktan çıkararak öğrencilerin öğrenme zevkine varmalarını sağlamalısınız. Öğrencilerin yalnızca dersleri izleyerek değil, ödev, araştırma, sunuş, uygulama gibi öğrenme süreçlerine aktif katılmasını mutlaka sağlamalısınız.

Öğrenme süreçlerinin ve öğretim faaliyetinin dinamik bir süreç olduğunu, öğreticilerin de kendilerini sürekli geliştirmek zorunda olduklarını gözden ırak tutmamalısınız. Bunu sağlamak için yalnızca yayın faaliyeti ve sempozyumlara katılmanız yeterli değildir. Bölüm içi ortak seminerlerle bilgi paylaşımının da çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Değerli Öğrenciler, Uzun ve yorucu bir hazırlık döneminden sonra öğrenim hayatınızın zirvesini teşkil eden üniversite sıralarına ulaşmış bulunuyorsunuz. Biliniz ki üniversitedeki öğrenim hayatınız önceki öğrenim hayatınıza benzemeyecektir. Sizler birer yetişkin olarak kendi kararlarınızı kendiniz vereceksiniz. Derslere uygulamalı çalışmalara, sosyal ve sportif faaliyetlere kendi inisiyatifinizle katılacaksınız. Üniversiteniz sizlere, araştırma, tartışma, ifade özgürlüğü ve farklı fikirlere saygı ve toleransın mevcut olduğu bir ortam sunmaktadır. Bu ortamı iyi değerlendirmek sizin elinizdedir. Bugün tüm dünyanın ders materyalleri elinizin altındadır. Kitaba, kaynağa, bilgiye erişme hususunda hiçbir bahaneniz yoktur. Kaynaklara, ders materyallerine erişim açısından Artvin’de olmakla Newyork’ta olmak, Londra’da olmak arasında bir fark bulunmamaktadır. Üniversite yönetimi sizlere her türlü imkanı sunmakla yükümlüdür ve sunacaktır. Boş zamanlarınızı değerlendirmek için internet erişimli bilgisayar salonları, kütüphane ve okuma salonları, açık ve kapalı spor sahaları, santranç ve bowling salonları daima sizlerin kullanımına açık tutulacaktır.

Artvin’de yer darlığından dolayı iki ana yerleşkemiz mevcuttur. İki yerleşkeyi spor ve kültür faaliyetleri açısından ring servisleri ile birbirine bağladık. Faaliyetler bazında ulaşımınız ücretsiz olarak yerleşkeler arasında sağlanacak. Böylece iki farklı yerleşkede bulunan tüm birimlerden bütün öğrencilerimizin yararlanması sağlanmaktadır.

En önemli sorunlarımız, öğrencilerimizin yurt ve ulaşım sorunlarıdır. KYK yurtlarının yanı sıra vakıf ve özel yurtlarla pansiyonlar Artvin’de öğrencilerin barınma sorunlarını hafifletmiş görünüyor. İşin aslına bakılırsa KYK’nın 1 yurdu hariç diğerleri eski usul ranza sitemine sahiptir ve aşırı kapasite ile çalışmaktadır. Bu şartları iyileştirmek için yeni ve büyük kapasitelere ihtiyaç vardır. Bu çerçevede KYK 2 yıldır hazırlık yapıyor, ancak henüz temel atma aşamasına gelemedi.

Ulaşım sorunumuz hala ciddiyetini koruyor. Seyitler yerleşkesi ile yurtlar ve şehir merkezi arasındaki ulaşım sorunu bir türlü çözülemedi. Öğrencilerimiz hala ulaşım hizmetini aktarmalı ve pahalı bir şekilde almak zorunda kalmaktadır.

Değerli Konuklar, konuşmama burada son verirken sizleri törenin sonunda ANG Vakfının “İstanbul’da Bahçe ve Çiçek” temalı sergisini ziyarete davet ediyor ve her daim bize maddi ve manevi yakın desteğini esirgemeyen sayın Nihat Gökyiğit beyefendiye teşekkürlerimi, saygı ve selamlarımı sunuyorum. 2014-2015 eğitim-öğretim yılının tüm öğretim elemanlarımız, çalışanlarımız ve değerli öğrencilerimiz için başarılı geçmesini diliyor, saygılar sunuyorum.”

Konuşmaların ardından Amerika Birleşik Devleti Southern Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Thomas Lee Miller tarafından öğrencilere ilk dersin vermesiyle yeni akademik yılı eğitim ve öğretime başladı.

Bu arada Artvin Valisi Kemal Cirit ile törene katılanlar Ali Nihat Gökyiğit Vakfınca açılan “İstanbul’da Bahçe ve Çiçek” sergisini gezdi.

AÇU-açılış5

Share
#

SENDE YORUM YAZ

10+6 = ?