• KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI TANITIM FİLMİ
  • EFSANE TÜRKÜ HAYDE’Yİ “DOĞA İÇİN ÇAL”DILAR
  • KARADENİZ’İN EN İYİ 10 TARİHİ YERİ
  • KARADENİZ’İ BİR DE BÖYLE İZLEYİN

logo

ARTVİN’İN GÜRCÜ KİLİSELERİ


Uğur Biryol
ugurbiryol@patikaa.com

UğurBiryol-ArtcinGürcüKiliseleri-3Artvin’in, Çoruh nehriyle şekillenen sarp kayalıklar ve ormanlarla çevrili coğrafyasında yıllardır ihmal edilen hazineleri var: Eski Gürcü krallıklarından kalan kiliseler…

Bir kısmı Çoruh nehrinin kollarının suladığı Erzurum’un Tortum ilçesi sınırları içinde kalan Gürcü kiliselerinin, üç tanesi de Artvin sınırları içerisinde yer alıyor. Bunlardan en önemlisi kuşkusuz İşhan Manastır Kilisesi’dir. İşhan Manastırı, Yusufeli’ndeki İşhan köyündedir.

Manastırdan günümüze bir kilise ve bir şapel ulaşmıştır. “Kilisenin adı ilk olarak, 951 tarihli ‘Grigor Khandza’nın Yaşamı’ adlı elyazmasında geçer. Khandza Manastırı’nda Gürcü dilinde yazılmış olan ve halen Kudüs’te saklanan elyazmasında, III. Nerses’in piskoposluğu döneminde, doğum yeri olan İşhan’da tetrakonchos planlı bir kilise inşa ettirdiği belirtilir. Ancak, kısa süre sonra başlayan Arap akınları sırasında kilise tahrip olur ve terk edilir. Dokuzuncu yüzyılın başında Rahip Saba, Kral Adarnese’nin desteği ve maddi katkısıyla, tahrip olan kilisenin yerinde yeni bir manastır kurar ve manastırın ilk rahibi olur. Kilisenin içindeki ve güney duvarındaki beş ayrı Gürcüce yazıttan, kilisenin 917 yılından başlayarak 1032 yılına kadar değişik dönemlerde onarıldığı anlaşılır. 12.-14. yüzyıllarda ise kilisenin batı, kuzey ve güneyine yeni yapılar eklenir”

UğurBiryol-ArtcinGürcüKiliseleri-2Çoruh Havzası’ndaki beş piskoposluk merkezinden biri olarak anılan manastırın 17. yüzyıla kadar kullanıldığı biliniyor. 19. yüzyılda Osmanlı-Rus savaşları sırasında Osmanlı ordusunun kışlası olmuş. 19. yüzyılın sonundan 1983 yılına kadar batı haç kolu cami olarak kullanılan kilise, 1987 yılında da Kültür Bakanlığı tarafından tescil edilerek korunması gereken taşınmaz kültür varlıkları arasına alınmış. Ancak o zamandan bu yana korunmanın esamisinin okunmadığı ortada. Artvin’deki bir diğer yapı da Barhal Manastırı. Barhal Manastırı da Yusufeli’nde Altıparmak Köyü’nde Parhal Çayı’nın sağındaki yamaçta yer alır. Manastır’dan günümüze bir kilise ve iki şapel ulaşmış. Ne yazık ki, Anadolu’daki tüm sivil eserlerin, hangi dine mensup olursa olsun makûs talihi bu olsa gerek.

Yusufeli’deki Okhta Ecclesia (Dört Kilise) Manastırı da aynı ilgisizlikten ve duyarsızlıktan nasiplenen yapılardan biri. Tekkale köyüne 7 km. uzaklıktaki bu yapı 1350 metre yüksekliğinde bir tepe üzerine inşa edilmiş. Bu kilise diğer yapılara nazaran daha korunmuş durumda olsa da yine de bir turizm değeri olarak bilinmiyor. Şavşat’taki Tbeti Katedrali ise Cevizli köyünde bulunuyor ve ondan günümüze kalan bir kilise ve bir şapel. Bir süre yanındaki okulun tiyatro salonu olarak kullanılan kilisenin 1953 yılında kubbesi ile birlikte batı bölümü tamamen yıkılır. Artvin merkezindeki Hamamlı köyünde bulunan Dolishan Manastırı da tarihin izlerini yok ettiği yapılardan biri. Günümüze sadece bir kilisenin ulaşabildiği yapı cami olarak kullanılmış, 2002 yılında köye yeni bir cami yapılmasıyla kilise terk edilmiş ve içindeki ahşap kat ayrımı sökülmüş.

UğurBiryol-ArtcinGürcüKiliseleri-4Evet; Artvin kiliselerinin durumu böyle. Sonradan camiye çevrilenler bile kaderine terk edilmiş. Burada şunu önemle vurgulamakta fayda var: Türkiye gerçekten de TRT’deki programlarda iddia edildiği gibi bir açıkhava müzesi ise gereği yapılsın. Eğer gereği yapılmazsa bu yapılar da olmayacağından mesela bir 10 yıl sonra müzelik durumdan bahsetmek imkânsız olacak. En iyisi iş işten geçmeden, elbette işin ehli insanlarla bu kiliseleri onarıp Artvin’e kazandırmak. Bu, inanç turizmi kadar kültürel mirasın korunması adına da doğru bir hamle olacak.

Not: Radikal gazetesinde yer alan bu yazı Uğur Biryol’un özel izniyle patikaa.com’da yayınlanmıştır. Gazeteci Biryol’un yazılarına yer vermeye devam edeceğiz.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

6+6 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • FIRTINA VADİSİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR

    04 Ağustos 2016 Çevre-Doğa, Köşe Yazarları, Tüm Manşetler

    Dünyada koruma öncelikli 200 ekolojik bölge arasında yer alan Rize'deki Fırtına Vadisi, barındırdığı yeşilin bin bir tonu ve doğa sporlarına uygun yapısıyla, turistlerin gözde mekanı olmayı sürdürüyor. Kaçkar Dağları'nın zirvelerinden doğan, buzul (sirk) göllerinin serin sularıyla beslenen, Rize'nin Ardeşen ilçesinden denize dökülen Fırtına Deresi'nin oluşturduğu Fırtına Vadisi, barındırdığı yeşilin bin bir tonuyla Doğu Karadeniz'in gözde mekanları arasında yer alıyor. Bakir doğası, zengin flora ve faunasıyla Kaçkar Dağı eteklerindeki vadi, ...
  • PATİKAA.COM 2 YAŞINDA

    01 Ağustos 2016 Köşe Yazarları, Medya, Tüm Manşetler

    Bu toprağın internet sitesi sloganıyla 1 Ağustos 2014 tarihinde yayın hayatına merhaba diyen patikaa.com tam 2 yaşında. %100 Karadeniz sitesi olan patikaa.com’un yayın içeriği de hepinizin malumu üzerine siyaset ve 3.sayfa haberlerinin yer almadığı tamamen kültür-sanat, çevre-doğa, turizm ve tarih ağırlıklı bir internet sitesi. İlk kez bu tarzda Karadeniz bölgesinde bir internet sitesini zorluklarını zaman zaman yaşasakta okuyucularımızın bize verdiği destekle iki yıl gibi kısa sürede çok büyük kademeler kat ettik. Karadeniz’de yapılma...
  • İŞTE DEMİRKAPI’NIN ŞİFRESİ

    27 Ağustos 2015 Çevre-Doğa, Köşe Yazarları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler

    Oktay Hacıoğlu (Arkeolog) Petroglif (kaya resmi) yaklaşık 15 bin yıllık insanlık tarihini aydınlatan ve anlamlandıran en önemli arkeolojik verilerdir. Bununla birlikte o dönem yaşayan toplumların yaşam ve inanç kültürlerini günümüze denk ulaştıran en önemli bulgulardır. Bu sahada bulunan yaklaşık 100 civarı petroglifin yapım ve çizim teknikleri incelendiğinde her birinin farklı olduğunu stilize, vurma ve dövme tekniklerinin kullanıldığını görebilmekteyiz. Bu farklılık bize bu bölgenin günümüzden 2 bin yıl öncesinde itibaren 15 bin yıl öncesine...
  • KAÇKAR’IN AĞLAYAN GELİNİ; TERS LALELER

    14 Ağustos 2015 Çevre-Doğa, Köşe Yazarları, Tüm Manşetler

    Rize- Kaçkar Dağları Doğu Karadeniz’in ve Türkiye’nin en yüksek rakımlı dördüncü dağı olan Kaçkar Dağı, görkemli görünümünün yanı sıra birden çok doğal güzellikleri de beraberinde barındırıyor. Bu güzellikler arasında yöre halkı arasında “ ağlayan gelin” olarak adlandırılan “Ters Lale”leri Kaçkarların eteğinde bulunan yaylalarda Haziran ayı içerisinde görmek mümkün. Kaçkar Dağları; coğrafi özelliği olarak Doğu Karadeniz bölgesinin kuzeyinde bulunan ve çeşitli kültürleri bir arada barındıran, dantel gibi işlenmişçesine büyüleyici mis kokan...