• “DOĞU KARADENİZ KUŞLARI” KİTAP OLDU
  • KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI TANITIM FİLMİ
  • EFSANE TÜRKÜ HAYDE’Yİ “DOĞA İÇİN ÇAL”DILAR
  • KARADENİZ’İN EN İYİ 10 TARİHİ YERİ

logo

ÇAĞLARA MEYDAN OKUR ORDU’NUN GÜZELLİĞİ

Ordu-UçuşNoktasıFındıksız bir hayat düşünülemez Ordu’da… Dünyanın fındığı bu kentte üretilir. Hayat fındık etrafında döner. Bu güzel kentimiz, aynı zamanda Doğu Karadeniz’in muhteşem doğal güzelliklerini de barındırır. 19 ilçesinden her biri ayrı bir cennet köşedir.

Tarihî geçmişi M.Ö. 7’nci yüzyıla kadar gider Ordu’nun. Türkler’in 14’üncü yüzyılda Ordu’ya gelişlerine kadar, yörede Roma ve Trabzon Rum Devleti hâkimiyet kurmuş, ilk olarak Oğuzlar’ın Çepni kolu bu şehre girmiş. Şehrin Hacı Emir Beyliği tarafından kurulduğu biliniyor. Yusuf Has Hacib’in ‘Kutadgu Bilig’ adlı ünlü eserinde ‘şehir, saray, başşehir, sahil şehri’ olarak geçer Ordu… 15’inci yüzyılın başında Eskipazar’da bu adla kurulur Ordu kazası… Ordu 1920’ye kadar Trabzon vilâyetinin en gelişmiş kaza merkeziydi. Şehir 1921’de Trabzon’dan ayrılarak il statüsüne kavuştu.

PEŞTEMALI YEŞİL, GÖZLERİ MAVİ…

Karadeniz’in, masmavi sularla söyleşen yavuklusu şirin Ordu, emsalsiz endamıyla gözlere ve gönüllere huzur bahşeder, isminde asalet ve kuvvet saklıdır bu şehrin. Peştamalı yemyeşil, gözleri masmavidir! Doğu Karadeniz’in gülen yüzüdür. Gökkuşağının bütün renkleri uyum içindedir bu doyumsuz güzellikteki coğrafyada. Yazı da, güzü de güzeldir kıyıları oya misali işlenen bu güzel şehrin. Yeşille mavinin büyük bir aşkla sarmaş dolaş olduğu bir yeryüzü cennetidir Ordu. Burada renklerin ahengi bütün ihtişamıyla karşınızdadır. Bu şehrin kordon boyunda gezmek, ruhunu dinlendirmektir.

TERTEMİZ DOĞAL PLAJLAR

Tertemiz koyları ve doğal plajları, bir doğa harikasıdır. Perşembe ile Fatsa arasındaki masmavi kıyı şeridi, adeta usta bir ressamın elinden çıkan emsalsiz bir tabloyu andırır. Ünye’den Gülyalı’ya kadar, uzun bir sahil koridoru sizi kendine çağırır. Gözlerinize ve gönüllerinize görsel bir ziyafet çekmek istiyorsanız, tez elden Ordu’yu görmelisiniz. Buraya kadar gelmişken, güneşin doğuşunu ve batışını bir de Yason’dan seyretmelisiniz. Yaz sıcağında Çaka Plajı’nda masmavi suların kollarına atılıp serinlemelisiniz.

19 İLÇESİ DE BİRBİRİNDEN GÜZEL

Akkuş, Aybastı, Çamaş, Çatalpınar, Çaybaşı, Fatsa, Gölköy, Gülyalı, Gürgentepe, İkizce, Kabadüz, Kabataş, Korgan, Kumru, Mesudiye, Perşembe, Ulubey, Ünye ve Altınordu olmak üzere 19 ilçesi bulunan Ordu, capcanlı bir kültür, sanat ve ticaret şehridir. Son dönemde büyükşehire dönüşmüştür. Yakın geçmişte Trabzon ve Samsun’daki havalimanlarından yararlanan Ordu’ya, deniz doldurularak son derece modern bir havalimanı yapılmaktadır. Giresun ile Ordu arasında, Gülyalı mevkiinde bulunan ve bu iki şehir arasında ortaklaşa kullanılacak olan bu havalimanı, dünyada denize dolgu yapılarak inşa edilen en büyük üçüncü, Avrupa’nın ve Türkiye’nin ise ilk havalimanı olma özelliğini taşımaktadır. Havalimanı bu iki şehrin çehresini değiştirecektir.

FINDIĞIN BAŞKENTİ

İnsanı sıcak ve misafirperverdir. Munis bir iklimi vardır. Ne serin yazları, ne de ılıman geçen kışları rahatsız eder insanı. Yağmur yüklü bulutlar her mevsim cömerttir burada. Bu yüzden burası bir ‘yağmur şehri’ olarak da nitelendirilebilir. Onun içindir ki akarsuların debisi hayli zengindir. Buradaki zengin bitki örtüsünü başka yerlerde bulamazsınız. Ladin, çam, kızılağaç, kayın, gürgen, meşe ve kestane gibi ağaçlar bu coğrafyanın doğal güzelliklerine her dem katkıda bulunur. Ordu, fındığın başkentidir. Dünyadaki fındık borsası Hamburg’da olsa da, dünyanın en nadide fındığı Ordu’da yetişmektedir. Damaklarımızı tatlandıran bu kıymetli ürün, ülkemize büyük bir döviz girdisi sağlamaktadır. Öte yandan şehirde fındığa dayalı çikolata ve yağ sanayisi kurulmuştur. Dallar fındıkla dolarsa Ordulu’nun yüzü güler. Fındık kadar olmasa da balıkçılık ve arıcılık da Ordu’da yaygın geçim kaynaklarıdır.

DOĞASI ŞAHANE, TARİHİ DERİN

Ordu-Giresun karayolu üzerinde yer alan Turnasuyu, gezginlerin ve safari meraklılarının Ordu’daki uğrak yerlerinin başında gelir. Buranın manzarası ve doğal plajı eşsizdir. Bir krater gölü olan ve ormanlık alan içerisinde bulunan Ulugöl de alternatif bir gezi rotasıdır. Perşembe ilçesi sınırları içerisinde yer alan Hoynat Adası, martıların ve karabatakların egemen olduğu sanki bir kuş cumhuriyetidir. Burası tepeli karabatakların yurdumuzda yuva yaptığı tek yer olarak biliniyor. Bolaman Kalesi ve bu kale üzerinde inşa edilen Kademoğlu Konağı, görülmesi gereken bir başka yer olarak dikkat çeker.

DENİZ, HAYATIN KENDİSİDİR FATSA’DA

Ordu çok güzeldir, ilçeleri de ayrı güzeldir… Dağlık ve engebeli bir arazinin eteklerine kurulmuş güzel bir ilçedir Fatsa. 65 bini aşan nüfusuyla kabına sığmaz bir hâli vardır. Kuzeyde Canik Dağları denize paralel uzanır. Bolaman ve Elekçi akarsularının denize karıştığı noktalarda düz araziler mevcuttur. Yeniden düzenlenen ve temizlenen Elekçi’de artık sandal sefası da yapabilirsiniz. Fatsa’ya gidip de Gaga Gölü’nü, Haznedaroğlu Konağı’nı, Göreği Manastırı kalıntılarını, Sarmaşık Kaplıcası’nı, Çıngırt Kaya Mezarları’nı, Fatsa Adası’nı, Çamlık’ı, Kız Kulesi’ni, sadece kalıntıları kalan manastırı görmeden dönmek olmaz. Fatsa’da deniz hem gözlere temaşa zevki sunar hem de balıkçılık yoluyla geçim kaynağıdır.

KARADENİZ’İN BOYNUNDA ALTIN GERDANLIK

Ordu’nun iki büyük ilçesi olan Fatsa ile Ünye arasında il olma hususundaki tatlı rekabet yıllardan beri sürüp gider. Ünye, ‘Karadeniz’in gözbebeği’ diyebileceğimiz, Ordu’nun en büyük ilçesidir.
Muhteşem bir doğası vardır Ünye’nin. Doğusunda yine bir büyük ilçe olan Fatsa konumlanır. Merkez nüfusu 75 bin civarındadır. Bu rakam bir kısım il nüfusunun çok üstündedir. Hilal şeklindeki koyu görülmeye değerdir. Bir liman şehri olan Ünye, mavi Karadeniz’in boynuna geçirilmiş altından bir gerdanlığı andırır. Şehrin mâzisi tarih öncesi çağlara kadar gider. Nice kadim medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Tarihî İpek Yolu’nun Tokat-Niksar üzerinden Karadeniz ile buluştuğu noktada yer alması, şehrin önemini daha da artırmıştır. Tarihte askerî bir üs olarak sarp bir tepe üzerine kurulmuş olan Ünye Kalesi, bir kartal yuvası gibi görünür. Buradaki kaya mezarları, sarnıçlar, surlar ve denize kadar ulaştığı söylenen dehlizler bizi tarihin gizemli dönemlerine götürür. Ünye’de Tozkoparan Kaya Mezarları ve mağaraları hâlâ gizemini korumaktadır. Bir zamanar küçük bir balıkçı köyü olan Aya Nikola Yarımadası’nda kilise harabeleri mevcuttur. Burası gerçek Noel Baba’nın yaşadığı yer olarak kabul edilir. Öte yandan Ünye’nin Yunus Tepesi’nde büyük mutasavvıf şair Yunus Emre’ye ait olduğu rivayet edilen, halk arasında ‘Şehnuz Evliyası’ olaraktabir edilen Şeyh Yunus Türbesi vardır. Ünye’nin tarihî ve doğal zenginlikleri çoktur, ilçe park ve bahçeler bakımından son derece zengindir. Denizin yanı başındaki Çamlık Mesire Yeri ve şehrin doğusundaki Asarkaya Kent Ormanı, ilçenin adeta soluklanma mekânlarıdır.

Şehrin kasvetli havasından bunalanlar buralarda hem ruhlarını hem de bedenlerini dinlendirmektedir. Buradan şehrin doyumsuz manzarasını ve masmavi Karadeniz’i seyretme imkânınız da vardır. Öte yandan Kadılar Yokuşu, Ünye’nin sivil mimarisine en güzel örnektir. Bakırcılar Çarşısı, eski hamamlar ve camiler, anıt ağaçlar, Çakırtepe Mesire Yeri, Yazkonağı Mağarası görülmeye değerdir.

TEMAŞA İÇİN BİR BALKON SANKİ…

Ordu’nun Boztepesi tabir caizse şehrin balkonudur. Boztepe; göklere uzanan çam ağaçlarıyla, yemyeşil doğasıyla ve reçine kokan havasıyla doyumsuz zevkleri yaşatır mihmanlarına. Ordu şehrini görüş alanına katan muhteşem bir mesire yeridir burası.

KARADENİZ MUTFAĞININ BENZERSİZ LEZZETLERİ

Tercihinize göre pancar, mısır veya kabak çorbasıyla başlarsınız yemeğe. Pancar (karalâhana) sarması, pancar döşemesi, pancar diblesi, melocan (diken ucu) kavurması, sakarca mıhlaması, galdirik kavurması, ısırgan yağlaşı, hoşgıran kavurması, tirmit (mantar) kavurması, Çerkez tavuğu, kabak muhallebisi, mısır yağlaşı, keşkek, fırın fasulyesi; çorbayı takip eden başat yemeklerdir. Bir deniz şehri olan Ordu’ya gidilir de hamsi yemekleri yemeden hiç dönülür mü? İçli tava, hamsi buğulaması, hamsi köftesi, hamsi tava sizin için keyifli alternatifler sunar. Ya hamur işlerine ne demeli? Ordu’ya gidip de su böreği, yufka böreği, kesme makarna yememek mümkün mü? En iyisi biz Ordu’daki yemek faslını kabak tatlısı, aşure ve un helvasıyla kapatalım.

Nezahat Solmaz Yiğit- DHMİ Uçuş Noktası Dergisi

Share
#

SENDE YORUM YAZ

1+9 = ?