• KARADENİZ’İN EN İYİ 10 TARİHİ YERİ
  • KARADENİZ’İ BİR DE BÖYLE İZLEYİN
  • ‘DEREBAŞI VİRAJLARI’ DÜNYANIN EN TEHLİKELİ YOLU SEÇİLDİ
  • EN GÜZEL 10 ŞELALADEN 3’Ü KARADENİZ’DE

logo

ÇAĞLAYAN’IN LAZ KONAKLARI


Uğur Biryol
ugurbiryol@patikaa.com

UğurBiryol-Köşesi.1Rize’nin Artvin sınırındaki ilçesi Fındıklı, farklı yaşam kültürünün tezahürünü mimarisinde de gösteriyor. Özellikle Çağlayan (Abu Viçe) Vadisi’ndeki konaklar bunun en önemli göstergesi.

Rize’nin mimari biçimleri hemen hemen her vadisinde farklılık gösteriyor. Fırtına Vadisi’nde yani Çamlıhemşin’de Rusya gurbetinden kazanılan paralarla yapılan konaklar ne kadar özgünse, Rize merkezdeki ya da İkizdere’deki konaklar da birbirinden mimari stil olarak ayırt edilebiliyor. Rize’nin bir başka ilçesi Fındıklı’da da mimari yaşamın en önemli biçimlerinden konaklar farklı yapı stiliyle hemen ön plana çıkıyor. Kırsal mimarinin önemli örneklerini barındıran Çağlayan (Abu Viçe) Vadisi’nde yer alan 30’a yakın konak günümüze kadar gelebilmeyi başarmış. Elbette bir kısmı yıkılmış ancak çoğu günümüze ulaşabilmiş, bir kısmı da adamakıllı restore edilmiş.

SÜRGÜLÜ PENCERE KİREMİT ÇATI
Fındıklı’nın kırsal mimarisinin bu çağa tanıklık eden yapıları hakkında biraz daha detaya girersek, evler genellikle iki katlı, zemin kat ahır, birinci katsa yaşam alanı olarak düzenlenmiş. Çatı örtüsü olarak kiremit kullanılmış olan yapılarda, pencereler sürgülü olarak tasarımlanmış. Bu pencerelerde ayrıca dışa açılan çift yönlü tahta kapaklar yer alıyor. Göz dolmalı ya da taşgöze de denilen evlerin hem dış görünüşü hem de iç planları birbirine oldukça benziyor, ancak her birinin yakınına vardığınızda birbirinden ayırt edici özelliklere de sahip olduğunu görüyorsunuz. Bir kısmı büyük bacalara sahipken bir kısmında ahşap ve taş detayları ön plana çıkıyor.

ÇağlayanınLazKonakları2DOLMATAŞ EVLER ÇOK ODALI
Gelgelelim evlerin en önemli özelliklerinden biri genişçe bir alanı kaplayan taşlık denen sistem. Zevk sahibi Fındıklılı aileler konaklarının bahçelerini çiçek bahçesine çevirmişler, eve girişteki bu renk cümbüşü elbette evin içine dair de bir fikir veriyor. Oldukça sade döşenmiş evlere girildiğinde evin ana yaşam alanı olan hayat bölümüne girilmiş oluyor. Laz konaklarında evin diğer odaları da aşağı oda, köşe oda, yukarı oda, karanlık oda, köşk oda Mabeyin (evin büyüklerinin yattığı oda), büyük oda ve iç hayat gibi isimlerle adlandırılıyor. Evdeki odaların bu kadar çok olmasının nedeni de ailelerin geniş aile olmasından kaynaklanıyor. O zamanlar kardeşler çocuklarıyla hep bir arada yaşamayı tercih ediyorlardı. Evlerin pencere sistemleri de oldukça ilginç. Pencereleri oldukça ferah olan bu yapılarda, pencerelerin yükseklikleri ortalama 1.50 metreyi, genişlikleri ise 90 santimi buluyor. Evlerin ahşap kısımlarının arasına yerleştirilen taşlar derelerden kesilen taşlardan oluşuyor, dışarıdan bakıldığında oldukça estetik bir görüntü arz eden taşlar standart bir biçimde yerleştirilmiş. Coğrafyanın şekillendirdiği çok belli olan bu konaklarda yaşam tarzı eski günlerde olduğu gibi hayvancılıkla ve tarımla değil sayfiye olarak ön plana çıkıyor. Çoğu konak sahibi yazları evlerini gelip açıyor, bazıları yıl boyunca yaşamayı tercih ediyor. Evlerin önünde geniş çaylık alanlar ve ekili araziler de var elbette. Evlerde kullanılan yapı malzemeleri zorunluluğu maddi külfetten kurtarmaya dönüştürmüş ayrıca en önemli özelliklerinden biri, bu evlerdeki taş malzemelerin nemi betona nazaran daha az çekmesi. Böylece bu evlerde yaşayanlar bir nebze yörede yaşayan insanların çokça mustarip olduğu romatizmal hastalıklardan bir nebze olsun kurtulmuş oluyor. Bir de bu evler yazın daha serin kışın ise sıcak oluyor.

Laz konakları bulundukları bölgeye değer katıyor ancak ne yazık ki yüzyıllardır orada durmalarına rağmen mantar gibi türeyen çok katlı binaların yapılmasına mani olamıyor. Böyle bir mimarinin yanında yapılan ucubeleri görünce insan sormadan edemiyor: Tarihten hiç mi ilham alınmaz?

Not: Hürriyet gazetesinde yer alan bu yazı Uğur Biryol’un özel izniyle patikaa.com’da yayınlanmıştır. Gazeteci Biryol’un yazılarına yer vermeye devam edeceğiz.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

2+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • FIRTINA VADİSİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR

    04 Ağustos 2016 Çevre-Doğa, Köşe Yazarları, Tüm Manşetler

    Dünyada koruma öncelikli 200 ekolojik bölge arasında yer alan Rize'deki Fırtına Vadisi, barındırdığı yeşilin bin bir tonu ve doğa sporlarına uygun yapısıyla, turistlerin gözde mekanı olmayı sürdürüyor. Kaçkar Dağları'nın zirvelerinden doğan, buzul (sirk) göllerinin serin sularıyla beslenen, Rize'nin Ardeşen ilçesinden denize dökülen Fırtına Deresi'nin oluşturduğu Fırtına Vadisi, barındırdığı yeşilin bin bir tonuyla Doğu Karadeniz'in gözde mekanları arasında yer alıyor. Bakir doğası, zengin flora ve faunasıyla Kaçkar Dağı eteklerindeki vadi, ...
  • PATİKAA.COM 2 YAŞINDA

    01 Ağustos 2016 Köşe Yazarları, Medya, Tüm Manşetler

    Bu toprağın internet sitesi sloganıyla 1 Ağustos 2014 tarihinde yayın hayatına merhaba diyen patikaa.com tam 2 yaşında. %100 Karadeniz sitesi olan patikaa.com’un yayın içeriği de hepinizin malumu üzerine siyaset ve 3.sayfa haberlerinin yer almadığı tamamen kültür-sanat, çevre-doğa, turizm ve tarih ağırlıklı bir internet sitesi. İlk kez bu tarzda Karadeniz bölgesinde bir internet sitesini zorluklarını zaman zaman yaşasakta okuyucularımızın bize verdiği destekle iki yıl gibi kısa sürede çok büyük kademeler kat ettik. Karadeniz’de yapılma...
  • İŞTE DEMİRKAPI’NIN ŞİFRESİ

    27 Ağustos 2015 Çevre-Doğa, Köşe Yazarları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler

    Oktay Hacıoğlu (Arkeolog) Petroglif (kaya resmi) yaklaşık 15 bin yıllık insanlık tarihini aydınlatan ve anlamlandıran en önemli arkeolojik verilerdir. Bununla birlikte o dönem yaşayan toplumların yaşam ve inanç kültürlerini günümüze denk ulaştıran en önemli bulgulardır. Bu sahada bulunan yaklaşık 100 civarı petroglifin yapım ve çizim teknikleri incelendiğinde her birinin farklı olduğunu stilize, vurma ve dövme tekniklerinin kullanıldığını görebilmekteyiz. Bu farklılık bize bu bölgenin günümüzden 2 bin yıl öncesinde itibaren 15 bin yıl öncesine...
  • KAÇKAR’IN AĞLAYAN GELİNİ; TERS LALELER

    14 Ağustos 2015 Çevre-Doğa, Köşe Yazarları, Tüm Manşetler

    Rize- Kaçkar Dağları Doğu Karadeniz’in ve Türkiye’nin en yüksek rakımlı dördüncü dağı olan Kaçkar Dağı, görkemli görünümünün yanı sıra birden çok doğal güzellikleri de beraberinde barındırıyor. Bu güzellikler arasında yöre halkı arasında “ ağlayan gelin” olarak adlandırılan “Ters Lale”leri Kaçkarların eteğinde bulunan yaylalarda Haziran ayı içerisinde görmek mümkün. Kaçkar Dağları; coğrafi özelliği olarak Doğu Karadeniz bölgesinin kuzeyinde bulunan ve çeşitli kültürleri bir arada barındıran, dantel gibi işlenmişçesine büyüleyici mis kokan...