• “DOĞU KARADENİZ KUŞLARI” KİTAP OLDU
  • KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI TANITIM FİLMİ
  • EFSANE TÜRKÜ HAYDE’Yİ “DOĞA İÇİN ÇAL”DILAR
  • KARADENİZ’İN EN İYİ 10 TARİHİ YERİ

logo

16 Eylül 2015

HES’LER VE DOĞU KARADENİZ SU KAYNAKLARI YÖNETİMİ

KAÇED başkanı Yaşar Yeğen ‘’Suya olan talep büyük bir hızla artmakta; su kaynaklarının sınırlı oluşu, yer ve zaman olarak ülke ölçeğinde eşit dağılmaması nedeniyle su kaynakları yönetiminde ciddi sorunlar yaşanmaktadır.’’ dedi.


YaşarYeğen-Hes-2Karadeniz Çevre Derneği (KAÇED) başkanı Yaşar Yeğen HES’ler ve Doğu Karadeniz Su Kaynakları Yönetimi ile ilgili yazı kaleme aldı;

Ülkemizde yaşanan hızlı sosyal ve ekonomik gelişme, su gereksiniminde çok ciddi artışlara neden olmuş ve bunun sonucu olarak “acil” çözümlerin uygulanması gündeme gelmiştir. 2007 genel nüfus sayımı sonuçlarına göre % 1,2 olan yıllık genel nüfus artış oranı, kentsel alanlar için % 6,5’dir. Gelişmiş ülkelere göre çok yüksek olan bu oranlar, hızlı nüfus artışı ve hızlı kentleşmenin göstergesidir. Hızlı nüfus artışı ve beraberinde sosyo-ekonomik değişimle birlikte yaşanan kişi başına günlük su tüketiminin artışı, içme ve kullanma suyu gereksinimini ciddi biçimde artırmaktadır.

Ülkenin su gereksinimini artıran bir diğer unsur da; hem artan iç tüketime, hem de artan ihraç pazarlarına gıda maddesi temin etmek üzere gerekli olacak sulama suyunun temin edilmesi gereğidir.

Suya olan talep büyük bir hızla artmakta; su kaynaklarının sınırlı oluşu, yer ve zaman olarak ülke ölçeğinde eşit dağılmaması nedeniyle su kaynakları yönetiminde ciddi sorunlar yaşanmaktadır. Hızla, plansız gelişen yerleşim birimlerinin altyapı yatırımlarının planlanması ve uygulanmasında ciddi sorunlarla karşılaşılmaktadır.

Ancak, tüm bu gelişmeler; bir yandan su talebini arttırırken, diğer yandan da muhtelif kullanımlar için gereken uygun kalitedeki su kaynaklarının mevcudiyetini kirlenme yoluyla tehdit etmekte, su kaynaklarının çok amaçlı olarak kullanılabilirliğini kısıtlamaktadır.

Bundan dolayı, su kaynaklarının sürdürülebilir biçimde planlanması, geliştirilmesi, ya da yönetilmesinin ekonomik ve çevresel bütünleşmiş bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir.

Planlama ve Uygulama

Yakın geçmişe kadar su kaynaklarının korunması ve geliştirilmesine gereken önem verilmezken, bugün suyun biyolojik çevrim için gerekli bir öğe olduğu gerçeği prensipte kabul edilmiş görünmektedir. Su kaynaklarının üretildiği dağlık ve yukarı havzalar, bunlara ilişkin sorunlar, ciddi manada planlama sürecinde ele alınmamıştır.
Hidro-elektrik enerjisi üretimine yönelik yatırımların etüd ve plan çalışmaları DSİ ve EİEİ tarafından işbirliği halinde gerçekleştirilmektedir. Beş yıllık kalkınma planlarında belirlenen hidro-elektrik enerjisi üretimine ilişkin hedeflere ulaşılabilmesi için gerekli araştırmalar, bu iki kuruluş tarafından yapılmakta, potansiyel belirlenmekte ve proje aşamasına geçilmektedir. Bu iki kuruluş arasındaki işbirliği sadece enerji amaçlı projelerde söz konusu olmakta, çok amaçlı projelere ilişkin çalışmalar yalnızca DSİ tarafından gerçekleştirilmektedir. Uygulama aşamasında ise, tüm hidro-elektrik projelerinde DSİ görev yapmakta, işletmeyi bedelsiz olarak TEAŞ’a bırakmaktadır.

Doğu Karadeniz Su Kaynakları Yönetimi

Doğu Karadeniz Havzasının Yıllık Ortalama Su Potansiyeli ve Verimliliğine baktığımızda Ortalama yıllık akış (km3) 14.90, Potansiyel Oranı 8,0, Ortalama yıllık verim (1/s/km2) 19,5 olduğunu görmekteyiz. Bu oranlara bakıldığında Türkiye’de üçüncü sırada olduğunu görmekteyiz (birinci sırada: Fırat Havzası ikinci sırada: Dicle Havzası’dır). Ülkemizdeki nüfus artışı göz önüne alındığında, 2010 yılında kişi başına düşecek su miktarı yıllık 2750 m3 olarak tahmin edilmektedir. Aynı dönemde kişi başına düşecek kullanılabilir su miktarı 1300 m3 olacaktır. Bu da ileriki yıllarda, özelliklede kurak geçecek yıllarda, ülkenin bazı kesimlerinde ciddi su açıklarının yaşanacağını göstermektedir.

Bu gerçeği göz önünde bulundurularak ivedi bir şekilde Doğu Karadeniz Havzasının koruma-kullanma dengesi gözetilerek bir eylem planı hazırlanması gerekmektedir. Bu plana göre mevcut kaynağın kısa, orta ve uzun vadede korunması ve kullanması politikaları oluşturulması gerekmektedir. Özellikle içme suyu konusunda tesisleşme için AR-GE çalışmaları yapılmalı ve yerel halk ve özel sektör bilgilendirilmelidir.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

9+5 = ?