• KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI TANITIM FİLMİ
  • EFSANE TÜRKÜ HAYDE’Yİ “DOĞA İÇİN ÇAL”DILAR
  • KARADENİZ’İN EN İYİ 10 TARİHİ YERİ
  • KARADENİZ’İ BİR DE BÖYLE İZLEYİN

logo

30 Ağustos 2015

İSLAM DİNİNİN ‘’ÇEVRE ve EKOLOJİ’’ ANLAYIŞI

Karadeniz Çevre Derneği (KAÇED) Başkanı Yaşar Yeğen, İslam dininin çevre ve ekoloji anlayışı ile ilgi bir makale yayımladı.


Yaşar-YeğenGünümüzün en önemli sorunlarından birisinin çevre sorunu olduğunu biliyoruz. Bu sorun sadece bizleri değil, tüm dünyamızı ve gelecek nesillerin sağlıklı bir çevrede yaşama imkânlarını da tehdit ediyor. Bunun bir sonucu olarak insanlık 21. yüzyıla endişeli girmektedir. Bu nedenle çevre sorunlarını anlamak ve çözümüne katkıda bulunmak hepimizin görevidir. Peki, her şeyden önce çevre deyince ne anlıyoruz? Yani, çevre nedir?

Çevre; insanların ve diğer canlıların yaşamları boyunca ilişkilerini sürdürdükleri ve karşılıklı olarak etkileşim içinde bulundukları fiziki, biyolojik, sosyal, ekonomik ve kültürel ortamdır. Bir başka ifade ile çevre, bir organizmanın var olduğu ortam yâda şartlardır ve yeryüzünde ilk canlı ile birlikte var olmuştur. Sağlıklı bir yaşamın sürdürülmesi ancak sağlıklı bir çevre ile mümkündür. Bir ilişkiler sistemi olan çevrenin bozulması ve çevre sorunlarının ortaya çıkması, genellikle insan kaynaklı etkenlerin doğal dengeleri bozmasıyla başlamıştır. İnsan yaşamı çeşitli dengeler üzerine kurulmuştur. İnsanın çevresiyle oluşturduğu doğal dengeyi meydana getiren zincirin halkalarında meydana gelen kopmalar, zincirin tümünü etkileyip, bu dengenin bozulmasına sebep olmakta ve çevre sorunlarını oluşturmaktadır.

İslam’a göre bütün kâinat Allah tarafından yaratılmıştır. Gökleri güneş, ay ve yıldızlarla; yeryüzünü çiçekler, ağaçlar, bağlar, bahçeler ve çeşitli hayvan türleriyle süsleyen Allah’tır. Yeryüzünde suları akıtan, gökleri tutan, yağmurları yağdıran, gece ve gündüz arasındaki sınırı koruyan yine Allah’tır. Kâinat bütün zenginliği ve canlılığıyla Allah’ın, yani kâinatın yaratıcısının eseri ve sanatıdır. Bitkileri ve hayvanları çift olarak yaratan ve onların çoğalmasını sağlayan da yine Allah’tır. Allah daha sonra da insanoğlunu yaratmıştır.

11–13 Kasım 1997 tarihlerinde Chicago’da yapılan uluslararası bir toplantında dünyadaki tüm dinlerin temsilcileri davet edilmişti. Davetlilerden dünyanın en önemli üç sorununu yazmamız istendi. Sonuçlar toplanınca üç önemli sorunun şunlar olduğu ortaya çıktı:
– Barış,
– Çevre sorunları,
– Eğitim

Bu toplantıya katılan tüm farklı din mensupları bu sorunların çözümü için işbirliği yapmaya karar verdi. Zira sosyal bilimcilerin tespitlerine göre 21. Yüzyıl dini ve manevi değerlerin hâkim olacağı bir yüz olacaktır. Bu espri çerçevesinde hazırladığım bu makale serisinde İslam’ın çevreyle ilgili prensiplerini ortaya koymaya çalışacağım. Amacım Müslümanların çevreye nasıl baktıklarını veya bakmaları gerektiğini açık-seçik ortaya koymaktır.
Bu çalışma çevre bilincinin gelişmesine katkıda bulunursa, bundan tüm insanlık kazançlı çıkacaktır. Çünkü çevre hepimizindir.

Kur’an’ı Kerimde Ekoloji ile ilgili birden çok süre bulunmaktadır. Bunlardan bazıları:

1. Rahman Suresi 7–9:O Allah Göğü yükseltmiştir ve dengeyi koymuştur. “

2. Kamer Suresi:49 : ” Gerçekten biz, her şeyi bir ölçüde yaratmışızdır.”

3. Rum Suresi:41 ” İnsanların ellerinin işledikleri günahlar sebebiyle, karada ve denizde fesat meydana çıktı ki(Allah)yaptıklarının bir kısmını kendilerine tattırsın, olur ki, belki geri dönerler. “

4. Bakara:204,205:İnsanlardan öylesi vardır ki, dünya hayatı hakkındaki sözü senin hoşuna gider. Kalbindekine de (özü sözüne uygun olduğuna) Allah’ı şahit tutar. Hâlbuki kendisi düşmanların en yamanıdır. (Senden) ayrıldı mı, yeryüzünde fesad çıkarmaya, ekini ve nesli helak etmeye çalışır. Allah ise fesadı sevmez.”

5. En’am:38 : ” Yeryüzünde yürüyen hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi ümmetler olmasın. Biz kitapta hiçbir şeyi noksan bırakmadık. Sonra hepsi, Rablerine toplanıp haşr olunacaklardır.”

6. Araf:31 : ” Ey Adem oğulları!… Ziynetinizi (elbisenizi) giyin, Yeyin – için ama israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”

Peygamberimiz (s.a.v) fiilen çevrecilik yapmakla kalmamış, çeşitli vesilelerle Müslümanlara bu konuda öğütler ve tavsiyelerde bulunmuştur. Bunlardan bazıları:

1. “Kim ağaç dikiminde bulunursa, onun için ağaçtan hâsıl olan ürün miktarınca Allah sevap yazar. ” ( Ahmet -Müsned: 5/415)

2. “Yedi şey vardır ki, kişi kabirde bile olsa, onlardan sevap devamlı surette kendisine ulaşır: Öğretilen ilim, halkın istifadesi için akıtılan su, dikilen ağaç, inşa edilen mescid, okunmak üzere bağışlanan Kur’an ve iyi terbiye edilmiş evlad.” ( El münavi: F. Kadir:4–87)

3. “ Her kim boş, kuru ve çorak bir yeri ihya edecek olursa, bu amelinden dolayı Allah tarafından mükâfatlandırılır. İnsan ve hayvan ondan menfa atlandıkça orayı ihya edene sadaka yazılır.” ( F. Kadir: 6/39 )

4. “Elinizde bir ağaç fidanı varsa, kıyamet kopmaya başlasa bile eğer onu dikecek kadar vaktiniz varsa, mutlaka dikin.” (Buhari: Kahire, S:168)

5. “Bir kimse bir ağaç dikse, o ağaç meyve verdikçe sevabı ona yazılır.” ( E.Münavi: 5–480)

6. “Yerde bitmiş olan hiçbir nebat yoktur ki, onu bekçi bir melek korumuş olmasın. Bu durum bitkinin hesap edilmesine kadar devam eder. Kim bu bitkiyi basıp ezerse, o melek kendisine lanet eder.” ( El- Muttaki: K. Ummal: 3–905 )

7. “Her kim, yerine yenisini dikmeden bir sidre ağacını kesecek olursa, Allah ona cehennemde bir ev yapar.” ( İ.Esir: 3–676 )

8. İbni Ömer: “Nebi (s.a.v) hayvanlara işkence yapanlara lanet etti.” ( Buhari: zebaih: 25, Ahmet: 4/31–33 )

9. Ebü’d Derda, Hz. Peygamber’in “Allah bu dilsizler (develer) hakkında hayırlı olmanızı tavsiye etmektedir, onlara güçleri ölçüsünde yük vurun.” dediğini, fazla yükten dolayı kalkamayan bir deve görünce hatırlatmıştır.( İ. Hacer: M. Atiye: 2–156 )

10. Ebu hüreyre’den gelen bir rivayet: “Resulullah bir gün sabah namazını kıldıktan sonra, cemaate yönelerek: Adamın biri sığırını sürüyordu ki, bir ara sırtına bindi ve vurmaya başladı. Bunun üzerine hayvancağız (lisan-ı haliyle): Biz bunun için yaratılmadık dedi, buyurdu.” ( buhari: Enbiya: 52 )

11. “ Kim av peşinde koşarsa gafil olur.” ( E. davut: sayd: 4, Tirmizi: fiten: 69 )

12. “Haksız olarak bir serçeyi öldürenden Cenab-ı Hak kıyamet gününde hesap soracaktır.” ( Darimi: 2/11 )

13. Enes (r.a) naklediyor: “Bir yerde mola verince, hayvanlarınızın istirahatını sağlayıncaya kadar ibadet etmezdik.” ( E. Davudi: Cihad: 48 )

Gayrimüslim gözü ile: ’’ÇEVRE’

1. Montaigne: Essais:11/206:Türklerin (Osmanlıların) hayvanlar için bile vakıf ve hastaneleri vardı…”

2. Guer: M.U. des tures: Camide hastalanan kedi, köpeklerin tedavisine mahsus hastane vardır…” (s.220)

3. “Kışın Sivas’ta kuşlara yem vermek için vakıflar yapılmıştı.” (Selçuklularda, Sivas: O.Turan)

1850’Li yıllarda yaşamış bir Kızılderili Kabile Resisi, zamanın ABD başkanına Franklin Piece’ye şöyle diyor:
“Toprak bizim anamızdır. Toprağın başına gelenler, çocuklarının da başına gelir. İnsanlar toprağa tükürürseler, kendi yüzlerine tükürmüş olurlar. Zira biz biliyoruz ki toprak insana ait değil, insan toprağa aittir. Bizim tanrımız aynı tanrıdır. Siz bizim topraklarımıza ait sahip olduğunuz gibi Tanrıya da sahip olacağınızı sanıyorsunuz, ama buna muktedir olamayacaksınız. O bütün insanların tanrısıdır. Bu topraklar Onun için kıymetlidir, bu toprakları yaralama, yaratıcısını hor görmek demektir.”

Görüldüğü gibi bu ayetler su, ağaç, toprak, bağ ve bahçelerden, bulutlardan bahsederek; tabiatı oluşturan bütün unsurlar arasındaki ilahi dengeyi vurgulamaktadır. Sadece İslam dininde değil diğer bütün dinlerde de çevre ve ekolojiye çok önem vermiştir ve verilmektedir.

Sonuç olarak denebilir ki çevre veya ekoloji ne bir zümrenin ne de bir milletin malıdır. Çevre tün insanlığın ortak paydası ve vazgeçilmezidir. Sadece bilim otoriteleri ve entelektüeller değil din otoriteleri de bu iki vazgeçilmez değere sahip çıkmalı ve desteklemelidir. İnsanlığın ortak paydası olan çevre ve ekoloji koruma bilincinin artırılmasına yönelik görüş ve beyanlar sunmalıdır.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

7+7 = ?

#

İSLAM DİNİNİN ‘’ÇEVRE ve EKOLOJİ’’ ANLAYIŞI” için 1 yorum

  1. Sefer YEĞEN : diyor ki:

    Kalemine yüreğine sağlık ,inşanllah bu mesaj yerine ulaşmıştırr,başarılarının devamını diliyorum.