• ULUSLARARASI KRİSTAL TURNA KISA FİLM YARIŞMASI BAŞVURULARI BAŞLADI
  • KARADENİZ’İ BİR DE BÖYLE İZLEYİN
  • ‘DEREBAŞI VİRAJLARI’ DÜNYANIN EN TEHLİKELİ YOLU SEÇİLDİ
  • EN GÜZEL 10 ŞELALADEN 3’Ü KARADENİZ’DE

logo

14 Eylül 2015

KARADENİZ’DE DİPTE YAŞAYAN CANLI TÜRLERİ ARAŞTIRILIYOR

Sinop Üniversitesine ait Seydi Ali Reis gemisi ile Karadeniz’de dipte yaşayan canlı türlerinin durumunu ve çevre ile etkileşimlerini araştırmak amacıyla Karadeniz ve Adriyatik Denizi kıyılarında iki yıl sürecek çalışma yürütüyor.


KaradenizdeBüyükAraştırma-4Sinop Üniversitesi ile Karadağ Montenegro Üniversitesi arasında Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan bilimsel işbirliği projesi hayata geçirildi. TÜBİTAK tarafından desteklenen “Türkiye ve Karadağ Denizel Ekosistemlerinde Çevresel Biyo-İndikatör Olarak Meiofaunal Organizmalar” projesi kapsamında Üniversitemize ait Seydi Ali Reis gemisi ile Türk ve Karadağlı bilim insanları Karadeniz’de dipte yaşayan canlı türlerinin durumu ve bu canlıların çevre ile etkileşimleri araştırılıyor.

Proje ortaklarından Montenegro Üniversitesi Bilimsel Aktivitelerden Sorumlu Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vladimir Pesic, Öğretim Üyeleri Dr. Vesna Vukasinovic Pesic ve Dr. Sead Hadziablahovic Sinop’a gelerek, Üniversitemiz Rektör Yardımcısı aynı zamanda Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sezgin ‘in koordinatörlüğünde çalışmaları başlattılar.

Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sezgin, Seydi Ali Reis gemisinde yaptığı açıklamada, TÜBİTAK tarafından desteklenen “Türkiye ve Karadağ Denizel Ekosistemlerinde Çevresel Biyo-İndikatör Olarak Meiofaunal Organizmalar” projesinin hayata geçirildiğini, iki yıl süreyle de devam edeceğini söyledi.

KaradenizdeBüyükAraştırma-2Sinop Üniversitesi ve Montenegro Üniversitesi arasında hayata geçirilen bilimsel araştırma projenin detayları ise şöyle;

Kirliliğin giderek arttığı Karadeniz’de dipte yaşayan canlı türlerinin durumunu araştırmak ve bu canlıların çevre ile etkileşimlerini araştırmak için çalışma başlatıldı.

Omurgasız dip hayvanlarının yapılarını ve kirliliğe bağlı olarak populasyonlarında meydana gelen değişimlerini analiz eden bilim insanları, bu yolla deniz ekosisteminin durumunu belirlemeye çalışıyor. Bu sayede, Karadeniz’in ekolojisi ve canlı türlerinin tehlikede olup olmadığı hakkında bilimsel yönden fikir sahibi olunacak.

Yaklaşık 160 milyon kişiyi barındıran Karadeniz havzasında çevre sorunları ile deniz ve kıyı kirliliği önemli boyutlara ulaşmış ve uluslararası işbirliğini gerekli hale getirmiştir. Bu kapsamda, kıyıdaş ülkeler tarafından hazırlanan Bükreş Sözleşmesi 21 Nisan 1992 tarihinde imzalanmış ve 15 Ocak 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Sözleşme’ye, Bulgaristan, Gürcistan, Romanya, Rusya Federasyonu, Ukrayna ve ülkemiz taraftır. Sözleşme kapsamında imzalanan protokollerden biri de “Karadeniz’de Biyolojik Çeşitlilik ve Peyzajın Korunmasına İlişkin Protokol” dür.

Bu kapsamda Sinop Üniversitesi bilim adamları tarafından 2007 den beri sürdürülen Ukrayna, Bulgaristan ve Romanya’nın da dahil oldukları işbirliği projelerine bir yenisi daha eklendi. Karadağ (Montenegro) Bilim Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından 2014 yılında açılan bilimsel işbirliği proje çağrısına sunulan uluslararası projeler içerisinden Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sezgin ve ekibinin sunduğu “Türkiye ve Karadağ Denizel Ekosistemlerinde Çevresel Biyo-İndikatör Olarak Meiofaunal Organizmalar” başlıklı proje desteklenmeye değer görüldü. 15 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren proje Karadağ ile Türkiye arasında gerçekleştirilen ilk bilimsel işbirliği projesi olma özelliği de taşıyor.

KaradenizdeBüyükAraştırma-3Karadeniz ve Adriyatik Denizi kıyılarında yürütülecek araştırmadan elde edilecek analiz sonuçları, TÜBİTAK, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Karadeniz Komisyonu’na sunulacak. Kıyı ülkelerle ortak hareket etme imkânı sağlanacak.

Türk ve Karadağlı bilim adamları, Karadeniz ve Adriyatik kıyılarında dağılım gösteren küçük omurgasız dip canlı topluluklarını ve bu canlıların kendilerini etkileyen çevresel faktörlere verdikleri tepkileri inceleyerek, canlıların yapısındaki değişimleri ve Karadeniz ekosisteminin sağlığı hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Araştırma için deniz ekosisteminde meydana gelen değişimlere hızlı bir şekilde cevap veren dip omurgasız hayvanları seçen bilim adamları, deniz canlılarının kirlilik neticesinde meydana gelen değişimleri analiz ediyor. Bunun neticesinde de başta balıklar olmak üzere tüm canlıların mevcut varlıkları ile gelecekteki durumları ve alınması gereken tedbirler hakkında daha somut veriler elde edilmiş olacak.

Türk bilim adamları, araştırmayla sürdürülebilir balıkçılık ve doğa korumasının bütünleşmesinde önemli veriler elde edileceğini ifade ediyor.

Karadağlı bilim adamları ile ortaklaşa yapılan araştırmalar hakkında bilgi veren ve projenin yürütücüsü olan Sinop Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Sezgin, çalışmaları genişleterek, Avrupa Birliği’nden destek alınmasını hedeflediklerini söyledi. Karadağlı bilim adamlarıyla Sinop’ta ve Karadağ’da laboratuar ve saha çalışmaları yapacaklarını dile getiren Prof. Dr. Sezgin, “TÜBİTAK destekli projemize büyük önem veriyoruz. Hem biz hem de Karadağ ekibi, 0-5 m derinliklerden canlı, su ve sediman numuneleri toplayıp analizler yapacağız. Bu kapsamda araştırmanın yürütüleceği bölgelerden 8’er istasyon seçtik. Dört mevsim boyunca araştırmalar devam edecek. Ayrıca, su kalitesi ve sediman kalitesi analizleri ile veriler elde edilecek. Böylece, deniz ortamının ekolojik kalitesi hakkında fikir sahibi olacağız. Saha çalışmalarında Sinop Üniversitesi’ne ait “Seydi Ali Reis” araştırma gemisi kullanılacak. Projemiz 2 yıl sürecek.” şeklinde konuştu.

KaradenizdeBüyükAraştırma-5Çoğunlukla insan kaynaklı atık ve teknolojik kirlilikteki artışın Karadeniz’in farklı kıyısal bölgelerinde kıyı ekosistemini olumsuz yönde etkileyerek biyo-çeşitliliğin bozulmasına, üretimin düşmesine ve ekosistemin kendini yenileme kapasitesinin azalmasına neden olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Murat Sezgin, genel olarak çevresel stres altında bulunan ekosistemlerde tür çeşitliliğinde azalma, yerli türlerde azalma ve fırsatçı türlerde artış meydana geldiğini vurguladı.

Tüm tehditlerin Karadeniz’de özel koruma alanlarının oluşturulması ve belirli anahtar türlerin özel koruma statüsüne alınması, evsel ve endüstriyel atıkların deniz ortamına kontrolsüz deşarjının azaltılması ile önlenebileceğinin altını çizen Prof. Dr. Sezgin, yürütülen proje ile bu sorunların çözümüne katkı sağlamaya çalıştıklarını da sözlerine ekledi.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

3+1 = ?