• “DOĞU KARADENİZ KUŞLARI” KİTAP OLDU
  • KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI TANITIM FİLMİ
  • EFSANE TÜRKÜ HAYDE’Yİ “DOĞA İÇİN ÇAL”DILAR
  • KARADENİZ’İN EN İYİ 10 TARİHİ YERİ

logo

28 Ağustos 2015

NEDEN DOĞAL AFETLERDEN DERS ALINMIYOR?

Karadeniz Çevre Derneği (KAÇED) Başkanı Yaşar Yeğen, Doğu Karadeniz bölgesinde yaşanan sel ve heyelanlarla ilgili özel araştırma makalesi yayınladı.


11975344_10153178825023230_422014543_oTürkiye’nin en fazla yağış alan bölgesi olan Doğu Karadeniz’de 1928 yılından bu yana 25 doğal afet meydana geldi. Çoğu sel ve heyelanlardan oluşan afetlerde 100’ü aşkın kişi yaşamını yitirmiştir.
Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki Heyelan periyodu:

En büyük heyelan 1929 yılında Trabzon’un Of İlçesi’ne bağlı Bölümlü Beldesi’nde meydana gelmiş ve heyelanda 146 kişi hayatını kaybetmiştir.

• 21 Temmuz 1988’de Trabzon’un Maçka İlçesi’ne bağlı Çatak Köyü’nde meydana gelen heyelanda da 64 kişi hayatını kaybetmiştir.

• 20 Haziran 1990 tarihinde Trabzon ile Akçaabat’ta etkili olan sel ve heyelanlarda ise 56 kişi yaşamını yitirmiştir.

• 23 Haziran 1990tarihinde Rize’nin Çamlıhemşin İlçesi’nde etkili oldu. Olayda 51 kişi yaşamını yitirirken, 11 kişi de kaybolmuştur.

• 7 Ağustos 1998 tarihindeki bir başka afet yine Trabzon’un Sürmene İlçesine bağlı Beşköy Beldesi’ni haritadan sildi. Sel sırasında 47 kişi hayatını kaybetti, hiç kimsenin cesedine ulaşılamamıştır. Hatta ölenlerin anısına Beşköy Beldesi’ne anıt dikilmiştir.

11951860_10153178824668230_2148448028776721587_nSel ve Heyelan bölgesinde yapmış olduğumuz arazi çalışmaları gözlemlenen jeomorfolojik çevresel değişimleri iki temel sebeple meydana geldiği dikkat çekmiştir. Bunlardan biri vadi yataklarına yapılan birincil ve ikincil konutlardır. Diğeri ise bu konutlara ve yerleşmelere, bahçelere hizmet etmek amacıyla bilinçsizce açılan yollar ve yol çalışmalarıdır. Hatta yapılan arazi çalışmalarında yer yer bu ikinci faktör yol açma çalışmaları esas faaliyet olan vadi yataklarına yapılan birincil ve ikincil konutlardan daha fazla çevresel değişmelere neden olduğu görülmüştür. Bu sözüne ettiğim jeomorfolojik çevresel değişimler; yamaç dengesinin bozulması, vadi şekillerinin değiştirilmesi, yüzey örtülerinin şekilsel değişmelere neden olmaları, akarsu yatağı içerisindeki malzeme birikimlerine neden olmaları sayılabilir.

Özellikle Tarla ve bahçelere ulaşım için yapılan yeni yol çalışmaları mühendislik çalışmalarında uzak ve bu yol çalışmalar bilinçsizce yapılmaktadır. Yine mevcut yolun genişletilmesi çalışmalar için de aynı durum söz konusudur. Heyelan Bölgesindeki yeni yoların tamamı, köy yerleşmelerinin kullandığı tarla ve bahçelere ile orman örtüsünün kaldırıldığı bölgelere ulaşımın sağlanması amacıyla açılmış servis yollarından oluşmaktadır. Bölgenin klimatik ( bol yağış ), jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri nedeniyle heyelan ve benzeri kütle hareketlerine son derece müsait bir sahadır. Burada yapılacak en küçük müdahale çok büyük sonuçlar doğurabilmektedir.

Mevcut yolun genişletilmesi çalışması yapılması, geri kazanımı imkânsız olan bir çok kütle hareketlerine ve yamaç akıntılarına neden olmaktadır. Örnek olarak saha çalışması sırasında çekilmiş, Foto1 ve Foto 2’de görüldüğü gibi yeni yol yapımı sırasında yamaç dengesi bozulmuş ve heyelan olmuş ve bu saha üzerinde bulunan bitki örtüsü yok olmuştur.

Foto 1

YaşarYeğen-Sel-2

 

Foto 2
YaşarYeğen-Sel-3Çalışma sahasında gözlemlenen en önemli jeomorfolojik risk olarak başta heyelan ve benzeri kütle hareketleri ( yamaç molozu birikintileri ve akıntıları vb. ) ile aşırı yağışlar neticesinde görülen taşkınlar oluşturmaktadır. Toprak kaymalarının ve heyelanların en büyük sebebi başta, nemli ve bol yağışlı bir iklim, yamaç eğiminin fazla olması ve arazinin kil gibi suyu emdikten sonra akışkan hale gelebilen kayaçlardan oluşuyor olması gibi unsurlar sayılabilir. Yani, kuvvetli eğim, su ile doygunluk ve litolojinin uygunluğu heyelan oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Doğu Karadeniz Bölgesi oldukça dik ve yüksek bir topografyaya sahiptir. Bu dik ve yüksek topografya akarsular tarafından parçalanmış olarak bulunmaktadır.

YaşarYeğen-Sel-4Sonuç olarak denilebilir ki; yukarıda anlatılanlar ışığında yol çalışmaları ve vadi tabanlarına/yamaçlarına yapılan birincil ve ikincil konutlar Fırtına Deresi Vadisinin doğal ortam şartlarını ve burada yaşayan olumsuz etkileyeceği açık şekilde ortaya çıkmaktadır. Bu olumsu etki sadece doğal ortam şarları (jeomorfoloji, hidrografya, toprak, bitki, hayvan vb.) üzerinde sınırlı kalmayacak aynı zamanda da bu sahada yaşayan insan üzerinde de can ve mal kayıplarına neden olarak ikinci bir yönde de etki olacaktır. Olumsuz etkileşimi doğal kaynak kayıpları ile maddi ve manevi zararlar kapsamında olup geri kazanılması çoğu kez mümkün olmayan değerlerdir.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

4+4 = ?

#

NEDEN DOĞAL AFETLERDEN DERS ALINMIYOR?” için 1 yorum

  1. sude can : diyor ki:

    Disiplinli ve azimli birisin Yasar’cım. Başarılarının devamını diliyoırum.