• KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI TANITIM FİLMİ
  • EFSANE TÜRKÜ HAYDE’Yİ “DOĞA İÇİN ÇAL”DILAR
  • KARADENİZ’İN EN İYİ 10 TARİHİ YERİ
  • KARADENİZ’İ BİR DE BÖYLE İZLEYİN

logo

PASTACININ HASI HEMŞİNLİ OLUR


Uğur Biryol
ugurbiryol@patikaa.com

PastaciDoğu Karadeniz’in en yüksek dağı Kaçkarlar’ı mesken tutmuş Hemşinliler yüzyıl başında Rusya, Polonya, İran gibi ülkelere giderek pastacılık, fırıncılık, lokantacılık öğrendi. Şimdi ise memleketleri Çamlıhemşin’de 21–22 Mayıs’ta ilki yapılacak Pastacılar Festivali’nde buluşmaya hazırlanıyorlar.

Doğu Karadeniz’de yüksek dağların derin vadileri kestiği bir coğrafya olan Çamlıhemşin, Kaçkar Dağları eteklerinde, tarihi Tebriz-Trabzon İpek Yolu’nun önemli bir geçit noktasında kurulan ve son yıllarda da adını dağ ve yayla turizmi ile duyuran bir bölge. Hemşinlilerin çoğu kışlarını gurbette geçirse de yazları mutlaka memleketlerine uğruyorlar.

Gurbetçi Hemşinlileri Doğu Karadeniz’de yaşayanlardan ayıran en önemli özellikleri, kimlikleri haline gelen pastacılık ve fırıncılıkları. 19’uncu yüzyılın başlarında Rusya, Polonya ve Avrupa’nın bazı kentlerine giderek bu mesleği öğrendiler. En çok gittikleri Rusya şehirlerinin başında yakın olması sebebiyle Batum geliyor. Varşova, Petrograt, Tallin, Moskova, Mugilov, Berdiçev, Odessa, Sivastopol, Yalta, Kefe, Ryazan, Kazan, Tiflis, Gence, Rostov, Soçi, Poti gibi kentler de göç edilen yerlerden.

Hemşinlileri gurbet yollarına döken esas sebep, ekonomik. Hacettepe Üniversitesi Antropoloji bölümünden Erhan Gürsel Ersoy, Sosyo-Kültürel Değişim Sürecinde Hemşin’de Yaylacılık konulu doktora tezinde, yörede tarıma elverişli arazi darlığı ve ekilen arazilerin dağınıklığının başlıca sorun olduğu tespitini yapmıştı.

İşte Hemşinlilerin ekonomik sebeplerle başlayan zorunlu gurbeti, onlara hem bir kimlik hem de zenginlik kattı. Büyük ve yüksek dağların hayatı her anlamıyla dışarıya kapadığı bir coğrafyadan, ekmek parası uğruna yapmaya kalkıştıkları yolculuk onları bugünün en bilinen mekânlarının sahibi yaptı. Ama bu o kadar kolay değildi, her şeyin bir bedeli vardı. Gittiler, karınlarını doyuracakları, yatabilecekleri ve para kazanabilecekleri en iyi yer olan fırınlara kendilerini teslim ettiler. Anaları yaşlı gözlerle arkalarından bakarken “Oğul, aman aç kalma oralarda, kendine karnını doyuracak bir iş bul” diye telkin etmişti. Bir taraftan henüz doğmamış çocuğunu taşıyan karnı burnundaki eşini, diğer taraftan anasını, babasını bırakarak yollara düşmüştü. Kimi hasretle memleketine döndü, kimi de bir daha göremedi geride bıraktıklarını.

pastaci3Anadolu’ya transfer
Çamlıhemşin’in Konaklar (eski adıyla Makrevis) köyünden Yunus Tarakçı, pastacılık mesleğine daha önce Rusya’da işi öğrenip Samsun’a yerleşen amcası Mehmet Ali Tarakçı’nın yanında başlamış. Türkiye’ye pastacılığın iki koldan yayıldığını anlatıyor: “Biri gayrimüslimler sayesinde İstanbul’a, diğeri Hemşinliler sayesinde Anadolu’ya. Hemşinliler öğrendikleri pasta türlerini Ruslar’dan bile güzel yapmaya başlamışlar. Öyle ki Rusların ilgisini çekerek iş sahibi oldular, hatta işveren oldular. Mehmet Ali Tarakçı ve Tevfik Tarakçı pasta ustasıydı, Rusya’da yetişmişlerdi. Biskot, Napolyon Pastası, Yabloşki (elmalı pay), Biçeyni (kuru pasta), izdobni (mayalı mamuller), turubuçka (milföy hamuru) artık yapılmadığı gibi yavaş yavaş bu tatların yerini fabrika işi ürünler almaya başladı. Bu işler maharet ister, şimdi o tadı tutturamazlar. Rusya gurbetine çıkanlar elinde değer ihtiva eden bir şeyleri satıp gurbete gitmişlerdi. Kimi zaman pasaportsuz şekilde gemiyle, kimi zaman da yaya. 24 saat çalışmayı göze aldılar. Çalıştıkları fırınların mamulleri iyi olsun diye uyumadılar. İşte bu nedenden Hemşinlilerle rekabet edemeyen bazı Rus fırıncılar iflas etti. Rusya’da aristokrat hayatı yaşanıyordu. O zaman Rusya’da üç sınıf vardı: Köylüler, orta sınıf ve burjuva sınıfı. Hemşinliler daha ziyade burjuva sınıfıyla ilişki kurmuşlar. Önce Rusça öğrenmeye çalışmışlar. Bunun için gazete okumaya dikkat etmişler. Yurt dışındaki gelişmeleri ve Avrupa’yı da, Rusya’da çalışırken öğrenmişler. Birçokları resmi görev de almış, memurluk, kooperatifçilik yapmış.”

Hemşinlilerin pastacılıkla tanışma hikâyeleri kısaca böyle. Çok zorlu bir yolculuğun ve meşakkatin ardından varılan yerlerde yaşanan dram, çile ve sıkıntılar, nihayetinde onları kendileriyle özdeşleşecek meslekleriyle tanıştırdı. Ve ekmeğin bile zor bulunduğu Anadolu’da ekmeği de, pastayı da insanlara taşımayı başardılar.

Bugün büyük kentlerdeki pastanelere bakın, büyük bir bölümü Hemşinlidir. Anadolu’nun damak tadını Hemşinlilerin Rusya seferinden sonra bulduğu kesin desek abartmış olmayız sanırım.

pastaci2Fırtına vadisi’nde tatlı buluşma
Yukarıda kısa bir özetini vermeye çalıştığım bu serüven; yüzyıllık bir aradan sonra pastacıların memleketlerinde buluşmasını sağlayacak bir festival fikrine dönüştü. Çamlıhemşin Derneği’nin öncülüğünde; Ankara’da yaşayan Çamlıhemşinliler Metin Gültan, Güngör Oflu ve Ali Akgün’ün çabalarıyla düzenlenen festivalde pastacılığı tanıtan ustaların, mesleği Türkiye’de nasıl geliştirdiği anlatılacak. Festivalin hem bölge ekonomisine katkı sağlaması hem de bölgeyi farklı bir yönüyle tanıtması amaçlanıyor. 21-22 Mayıs’ta yapılacak etkinliğin, memleketinde ağırlayacağı önemli bir misafiri de var. Dedelerinin toprağı Çamlıhemşin’e söyleşiye gelecek olan yazar Hakan Günday. Festivalle ilgili detaylı program için www.pastacilarfestivali.com

Not: Cumhuriyet gazetesinde yer alan bu yazı Uğur Biryol’un özel izniyle patikaa.com’da yayınlanmıştır. Gazeteci Biryol’un yazılarına yer vermeye devam edeceğiz.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+7 = ?

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • FIRTINA VADİSİ ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR

    04 Ağustos 2016 Çevre-Doğa, Köşe Yazarları, Tüm Manşetler

    Dünyada koruma öncelikli 200 ekolojik bölge arasında yer alan Rize'deki Fırtına Vadisi, barındırdığı yeşilin bin bir tonu ve doğa sporlarına uygun yapısıyla, turistlerin gözde mekanı olmayı sürdürüyor. Kaçkar Dağları'nın zirvelerinden doğan, buzul (sirk) göllerinin serin sularıyla beslenen, Rize'nin Ardeşen ilçesinden denize dökülen Fırtına Deresi'nin oluşturduğu Fırtına Vadisi, barındırdığı yeşilin bin bir tonuyla Doğu Karadeniz'in gözde mekanları arasında yer alıyor. Bakir doğası, zengin flora ve faunasıyla Kaçkar Dağı eteklerindeki vadi, ...
  • PATİKAA.COM 2 YAŞINDA

    01 Ağustos 2016 Köşe Yazarları, Medya, Tüm Manşetler

    Bu toprağın internet sitesi sloganıyla 1 Ağustos 2014 tarihinde yayın hayatına merhaba diyen patikaa.com tam 2 yaşında. %100 Karadeniz sitesi olan patikaa.com’un yayın içeriği de hepinizin malumu üzerine siyaset ve 3.sayfa haberlerinin yer almadığı tamamen kültür-sanat, çevre-doğa, turizm ve tarih ağırlıklı bir internet sitesi. İlk kez bu tarzda Karadeniz bölgesinde bir internet sitesini zorluklarını zaman zaman yaşasakta okuyucularımızın bize verdiği destekle iki yıl gibi kısa sürede çok büyük kademeler kat ettik. Karadeniz’de yapılma...
  • İŞTE DEMİRKAPI’NIN ŞİFRESİ

    27 Ağustos 2015 Çevre-Doğa, Köşe Yazarları, Kültür Sanat, Tarih, Tüm Manşetler

    Oktay Hacıoğlu (Arkeolog) Petroglif (kaya resmi) yaklaşık 15 bin yıllık insanlık tarihini aydınlatan ve anlamlandıran en önemli arkeolojik verilerdir. Bununla birlikte o dönem yaşayan toplumların yaşam ve inanç kültürlerini günümüze denk ulaştıran en önemli bulgulardır. Bu sahada bulunan yaklaşık 100 civarı petroglifin yapım ve çizim teknikleri incelendiğinde her birinin farklı olduğunu stilize, vurma ve dövme tekniklerinin kullanıldığını görebilmekteyiz. Bu farklılık bize bu bölgenin günümüzden 2 bin yıl öncesinde itibaren 15 bin yıl öncesine...
  • KAÇKAR’IN AĞLAYAN GELİNİ; TERS LALELER

    14 Ağustos 2015 Çevre-Doğa, Köşe Yazarları, Tüm Manşetler

    Rize- Kaçkar Dağları Doğu Karadeniz’in ve Türkiye’nin en yüksek rakımlı dördüncü dağı olan Kaçkar Dağı, görkemli görünümünün yanı sıra birden çok doğal güzellikleri de beraberinde barındırıyor. Bu güzellikler arasında yöre halkı arasında “ ağlayan gelin” olarak adlandırılan “Ters Lale”leri Kaçkarların eteğinde bulunan yaylalarda Haziran ayı içerisinde görmek mümkün. Kaçkar Dağları; coğrafi özelliği olarak Doğu Karadeniz bölgesinin kuzeyinde bulunan ve çeşitli kültürleri bir arada barındıran, dantel gibi işlenmişçesine büyüleyici mis kokan...