• KAÇKAR DAĞLARI MİLLİ PARKI TANITIM FİLMİ
  • EFSANE TÜRKÜ HAYDE’Yİ “DOĞA İÇİN ÇAL”DILAR
  • KARADENİZ’İN EN İYİ 10 TARİHİ YERİ
  • KARADENİZ’İ BİR DE BÖYLE İZLEYİN

logo

TRABZON MÜZESİ TARİHİ

Karadeniz bölgesinin en önemli müzelerinden olan Trabzon Müzesi, tarihi ile ne kadar önemli bir yere sahip olduğunu kanıtlıyor.


trabzonmüzesi2Trabzon Müzesi olarak düzenlenen konak, Zeytinlik Caddesinde, 1900’lü (1898-1913) yılların başlarında Banker Kostaki Teophylaktos tarafından büyük programlı konut olarak yaptırılmıştır.

Konağın mimarlarının ismi tespit edilememiştir. Ancak mimarlarının İtalyan olduğu belirlenen yapıda kullanılan bir çok malzemenin İtalya’dan getirildiği bilinmektedir.

Kostaki Teophylaktos 1917 yılında iflas edince, bu yapıyla birlikte bütün mal varlığına haciz konulmuş ve konak Nemlioğlu ailesi tarafından satın alınmıştır.

Milli mücadele yıllarında karargah binası olarak kullanılan yapı, 1924 yılında Atatürk’ün Trabzon’u ilk ziyaretinde konaklaması için düzenlenmiştir. Atatürk ve eşi Latife Hanım ve beraberlerindekiler 15-17 Eylül 1924 tarihlerinde bu konakta kalmışlardır.

Trabzon Valisi Ali GALİP Bey zamanında 1927-1932 yıllarında 25.000-TL. bedelle kamulaştırılarak 1927-1931 yılları arasında Hükümet Konağı, 1931-1937 yılları arasında Genel Müfettişlik Binası olarak kullanılmıştır.

1937 yılında Milli Eğitim Bakanlığına tahsis edilen yapı, 50 yıl Kız Meslek Lisesi olarak hizmet verdikten sonra müze olarak düzenlenmek üzere, 1987 yılında Kültür Bakanlığı’na tahsis edilmiştir.

1987-2001 yılları arasında Kültür Bakanlığı’nca yaklaşık 13 yıl süren restorasyon sonucunda aslına uygun olarak yenilenen konak 22 Nisan 2001 tarihinde Arkeolojik ve Etnoğrafik Eserlerin sergilendiği Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılmıştır.

Ülkemizin sayılı sivil mimarlık örnekleri arasında yer alan, yaklaşık 1500 m2 kullanım alanı olan konağın bodrum kat hariç diğer katları tamamen kalem işi bezelidir.

Konak Müzeye çevrildikten sonra bodrum katı Arkeolojik Eserler bölümü olarak düzenlenmiştir. Arkeolojik Eserler Bölümü’nde Erken Tunç Dönemi’nden Osmanlı Dönemi sonuna kadar taş, pişmiş toprak, metal, cam vb. eserler sergilenmektedir.

Kronolojik sıraya göre düzenlenen Arkeolojik Eser Seksiyonları 4 mekandan oluşmaktadır. Giriş Salonu olarak kullanılan birinci mekanda; 1997 yılında Trabzon Tabakhane mevkiinde Trabzon Müze Müdürlüğü’nce yapılan kurtarma kazısında çıkarılan, M.S. 2.yy’la tarihlenen Roma Dönemi Bronz Hermes Heykeli sergilenmektedir. Heykel Müzenin en önemli eserleri arasında yer almakla birlikte normal insan boyutundadır. Bu mekanda ayrıca aynı kazıda çıkarılan mermer tapınak buluntularına, Roma Dönemi mermer mimari parçalar ve Osmanlı Dönemi mermer mimari parçalar yer almaktadır. Bunun dışında Arkeolojik Eser Seksiyonları’nda giriş salonunun sağında kalan:

trabzonmüzesi31. Bölümde Eski Tunç, Kalkolitik, Urartu, Demir Çağı, Hellenistik ve Roma Dönemi eserlerin yanı sıra yine Müzenin önemli eserleri arasında yer alan Asur Dönemi silindir mühür sergilenmektedir.

2. Bölümünde yine Roma ve Hellenistik Dönem Bronz, Pişmiş Toprak ve Cam Eserlerin ve Roma Dönemi Sikkelerin teşhiri yapılmıştır.

3. Bölümde Bizans Dönemi Sikkeler, İkonlar ve Osmanlı Dönemi objelere yer verilmiştir.

Konağın giriş katı diğer bölümlere nazaran daha yoğun kalem işi süslemelere sahiptir. Bu kattaki bazı odalarda halen orjinal ipek duvar kağıtları da yer almaktadır. Kat kısmen orjinal mekanlara da bağlı kalarak Konak Teşhir Bölümü olarak düzenlenmiştir. Bu bölümde sağdan sola doğru Oturma Odası, Çalışma Odası, Gündüz Oturma Salonu, Yemek Odası, Oyun Odası seksiyonları yer almaktadır. Katta ayrıca günümüzde ziyaretçi bekleme salonu ve kafeterya olarak düzenlenen eğlence salonu da yer almaktadır. Dönemin eğlence salonu, müzik dinletisi, konferans vb. amaçlarla da kullanılan salonunda barok üslubun yoğun izlerini taşıyan loca (balo) bölümü bulunmaktadır. Salon günümüzde sergi salonu olarak da kullanılmaktadır.

Giriş katına göre daha sade olan birinci kat Etnoğrafik Eserler Seksiyonu olarak düzenlenmiştir. Bu katta, İslami Eserler,

Silahlar, Yazma Eserler, Dokumalar, Takılar, Giysiler gibi bölümlerin yanında; T.C 5.Cumhurbaşkanı Cevdet SUNAY Seksiyonu ve Büyük Önder Atatürk’ün yatak odası düzenlenmiştir. 1924 yılında Atatürk’ün kaldığı yatak odasının mobilyaları konağın ikinci sahipleri Nemlioğulları’ndan sergilenmek üzere satın alınmıştır.

Konağın Asma Katı Trabzon Müze Müdürlüğü olarak düzenlenmiş olup idari kat olarak kullanılmaktadır.

Trabzon Müzesi’nde kullanılan süsleme ve mimarı tarzı ondokuzuncu yüzyıldan itibaren, Osmanlı İmparatorluğu’nun geleneksel sanat etkilerinden uzaklaşıp Avrupa’da geçmişi yaklaşık olarak yüzelli yılı bulan Barok rokoko üslubudur. Saray mimarilerinde kullanılan bu üslupların taktire şayan bir ustalıkla kullanılması, konağın Trabzon’da tek olmasıyla dikkati çekmektedir.

Barok, artistik görüşe dinamik bir öğe bir açıklık ve biçimlendirici ve yapıcı bir derinlik görüşü getirebilmesi sanatıdır. Avrupa Sanatı’nı niteleyen bir üslup anlayışıdır. 19.yüzyılda Endüstri Devrimi’nin yapıları değiştirmesi ile eski değerleri canlandırma çabaları tüm batı toplumlarını sarmış ancak Batılı etkilerin dışında bırakamamıştır. Bu dönemde yapılan ve günümüzde Milli Saraylar adı altında toplanan köşk ve kasırlarda kullanılan Barok ve Rokoko tarzları bilinen yapılar arasında yapım tarihlerine göre sırasıyla: Aynalı Konak Kasrı, Dolmabahçe Sarayı (1842-1856), Ihlamur kasrı (1849-1855), Küçüksu Kasrı (1856-1857), Maslak Kasırları (1861-1865) ve Yıldız Şale Köşkü (I. Kısım; 1879-1880, II.kısım 1889, III kısım 1898) yer almaktadır… Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılan Kostaki Konağı da bu dönemdeki Barok ve bu sanatın devamı olan Rokoko (küçük barok) sanatlarının kullanıldığı şayana değer süslemeleriyle Ülkemizin sayılı Köşk ve Kasırları arasına girebilecek niteliktedir.

Kalem işi ustaları ve mimarları İtalyan’dır ki anılan köşk ve kasırların ressam ve mimarlarının da İtalyan olduğu kesin tespit edilmiştir. Barok sanatı asıl istek, sınırsız, anlaşılmaz, sonsuz etkisi yaratmaya çalışmaktadır… Duvarlarda ve özellikle kubbelerde hayali resimler, gösterişli portreler, hareketli ve dramatik sahneler yer alırken, süsleme ve tasvirler gittikte dekoratif bir nitelik kazanmaktadır.Trabzon Müzesi olarak ziyarete açılan Konak’ta Barok ve Rokoko Sanatlarının etkisi olarak, ana salonda yer alan 4 adet sütunda Mammarina (İmitasyon Mermer) tekniği kullanılmıştır. Sutünlar Geç Roma Dönemi korint başlığı tarzında kartonpiyerler kullanılmıştır.

Aslında konağı bu kadar özel kılan eklektik mimari tarzıdır. Tarzın bir etkisi olarak kullanılan İon Hymationu (Roma Döneminde kullanılan yumurta dizini şekilde süsleme bezemesi)nun nasıl ustalıkla kartonpiyerlerinin altında lotuspalmet dizinleriyle kullanıldıkları görülmeye değerdir. Salona girdiğinizde, tavanda sizi karşılayan Venüs Adonis’i ve Eros’un Geç Dönem Roma tasvirleriyle yaratılan Neoklasizm Akımının etkisi büyüleyicidir. Kapıdan içeri girerken sağınızda ve solunuzda yer alan Grifonlar’lar (Mitolojik Varlık Kanatlı Aslan) ya da eğlence salonunun arasındaki bölmede cam çerçeveler üzerinde yer alan Art-Nevo tarzı işlemler, Oturma salonları, tavan süslemeleri madalyonları içine yerleştirilen Trabzon Surları ya da Değirmendere mevkiinde yer alan tescilli tarihi Nemlioğlu Köprüsü betimlemelerinin yanında doğa portreleri görülmeye değerdir…

trabzonmüzesi4Belki de sadece bugün oyun salonu olarak düzenlenen orjinalde muhtemel fal odasının tavanında yer alan burçları kuşağının ustalıkla işlenmesi ve aynı tavan göbeğinin kenarlarında yer alan madalyonlardaki Hermes ve Zeus tasvirleri başlı başına bir sanat eseridir.
Yemek odasının tavanında yer alan balık ekmek ve içki betimlemeleri ise insanın iştahını kabartmakla birlikte servis penceresinin bölmesi olarak kullanılan kesimdeki bölmede olağanüstü bir sanatçının izlerini taşımaktadır.
Dış cephede düzgün kesme taştan inşa edilen binanın bodrum katı granit, diğer kısımlar yatay bölümlere ayrılan gül kurusu andozit taşla örülmüştür. Bölüm araları yaklaşık bir metre yüksekliğinde sıva boşlukları ile ayrılmıştır. Binanın iç bölmeleri Bağdadi tekniği ve ahşap kullanılarak oluşturulmuştur.

Bina da kullanılan eklektik (karışık) mimari anlayışı çatı örtüsünde de kendini göstermektedir. Kuzey Doğu köşesinde sekizgen kuleyi Andıran bölüm balık pulu şeklinde kurşun plakalarla örtülüdür. Kuzeybatı köşede yer alan sekizgen odanın üzeri ise kaburgalı ve hafif konik tarzda kurşun balık pulu şeklinde kubbe ile örtülüdür. Kuzeydoğu köşede yer alan enine dikdörtgen şeklindeki odanın çatı kısmında daire ve oval pencerelerin bulunduğu mekanın üzerine teras oluşturur. Zemin kattaki eğlence salonunun üzerine beşik tonoz biçimini andıran camekanlı çatı ile örtülmüştür. Diğer kısımlar ise alaturka kiremitle kapatılmıştır.

Örtü sistemindeki eklektik mimari anlayışı cephe düzenlemelerinde de görülür. Ön cephede balkonlu odaların balkon kapıları aydınlık görevini de yapmaktadırlar. Odalar büyüklüklerine göre dikdörtgen pencerelerle aydınlanırlar. İnce işçilik gösteren ahşap pencere kepenkleri, pencerelerin kullanım özelliklerine bağlı olarak, yukarıdan aşağıya ya da yanlara açılabilen ve kullanılmadıklarında duvar içine gizlenebilen iki ayrı kepenk sistemine sahiptir.

Güneydoğu köşede bulunan kulede mimari estetiği artırmak için pencere üstlerinde sıratlı kabartma tekniği ile yapılmış mavi renkli çiniler kullanılmıştır. Bu çinilerde binanın iç mekanlarında kullanılan camlar gibi İtalya’dan getirilmiştir.

Bahçe düzenlemesinde ise yine Neoklasizm akımının etkisi altında kalındığı Konağın hemen girişinde yer alan Tyke (Şehirlerin Korucusu Tanrıça) heykelinden açıkça görülmektedir.

Share
#

SENDE YORUM YAZ

5+1 = ?